Aile Kütüğü Aile Kütüğüne Hoş Geldiniz

1974 Uluborlu doğumluyum, ilk ve orta tahsilimi babamın görevi nedeniyle Kütahya ve Antalya illerinde, üniversite tahsilimi de Selçuk Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladım. Halen Süleyman Demirel Üniversitesinde yüksek lisans yapıyorum.
1996 yılında, MEB tarafından Aksaray İli, Aksaray lisesine edebiyat öğretmeni olarak atandım. Askerlik görevimi Muş'un Bulanık ilçesi'nde asker öğretmen olarak 2000 yılında tamamladım. 2003 yılında istediğim tayin ile memleketim olan Isparta'ya gelebildim, Uluborlu Ç.P.L.'de 1,5 yıl görev yaptıktan sonra, 2004 yılı aralık ayında Gönen Anadolu Öğretmen Lisesi'ne tayin oldum. Halen burada görevime devam ediyorum. Uluborlulu olmam ve çocukluğumdan beri her yaz buraya gelmemiz sebebiyle Uluborlu'yu çok seviyorum. Evliyim,orta derece ingilizce biliyorum.

ULUBORLU'DAKİ SÜLALE LAKAPLARI

     Tarihi Pisidialılar’a kadar dayanan Isparta’nın güzel ilçesi Uluborlu’da görüşme metoduyla yaptığımız derlemeler sonucunda, soyadı kanununun kabulünden 71 yıl geçmesine rağmen lâkap ve sülâle adlarının hâlen canlı bir şekilde yaşadığını tespit ettik.
     Lâkap kelimesi köken olarak Arapça’dır ve “ kişiye veya aileye kendi adından başka takılan ad” olarak tanımlanmaktadır. İnsanların dar çevrelerde birbirlerini tanımalarına yardımcı olan lâkaplar Cumhuriyet öncesinde hem gelenek hem de hukuk açısından büyük önem taşıyordu. Soyadı kanununun 1934’de kabulü ile birlikte lâkapların ve ünvanların (Bey, Efendi, Paşa, Hanımefendi…) kullanılması yasaklanmıştır. Ancak yüzyıllardan beri halk arasında yaşayan lâkap ve sülale adları terk edilmemiş, resmî ve hukukî olarak uygulamadan kalkmış ise de halk arasında canlılığını sürdürmüştür ve sürdürmeye de devam etmektedir. Bir çok yerleşim yerinde câmi ve belediye hoparlöründen yapılan cenâze vb. duyurular kişilerin adı soyadıyla değil de lakabıyla yapılır. Çünkü “Yiğit lâkabıyla tanınır” sözünden hareketle, anons edilen kişiler lâkaplarıyla tanınır olmuşlardır. Toplum hayatına derin bir şekilde yerleşen lâkaplar, aynı lâkabı taşıyanlar arasında birlik, beraberlik ile ortak ahlakî davranışların ortaya çıkmasını sağlamıştır.
     Uluborlu’da yaptığımız araştırmalar sonucunda 274 tane sülâle lâkabı belirledik. Bunlar üzerinde yaptığımız tasnîfe göre: 82 tanesinin ailelerin meslekleri ve yaptıkları işlerden dolayı verildiğini, 56 tanesinin ailelerin fizikî özellikleri ve farklılıkları üzerine verildiğini, 32 tanesinin kişilerin farklı karakter özelliklerinden dolayı verildiğini, 18 tanesinin yer ve memleket adlarından dolayı verildiğini, 15 tanesinin aşiret, boy ve etnik yapı farklılıklarından dolayı verildiğini, 36 tanesinin soy büyüklerinin adlarından dolayı verildiğini, 22 tanesinin kişilerin dinî özelliklerinden dolayı verildiğini tespit ettik. 13 aile lâkabı da tüm tasniflerin dışında kaldı. Bununla birlikte 274 sülâle lakabının 80 tanesinin soyadı olarak devam ettiğini de tespit ettik. Ayrıca sözlüklerde geçmeyen ve sülâlenin soy ağacı olarak bilinen en büyük dedesi anlamına gelen “dipdide” kelimesini de derledik.
     Bir yerleşim yerini, orada yaşayanların sevmesi ve memleketim demesi, şüphesiz ki oranın taşından toprağından değil, o kişilerin orada sevdikleriyle, büyükleriyle birlikte geçirdiği günlerden, yıllardan dolayıdır. İşte bu sebeple geçmişini bilmeyen, sevmeyen geleceğine umutla bakamaz, köksüz bir ağaç gibi kalır. Yâni geçmişimiz ve kültürümüz bizim yaşama sevincimiz, hayat bağımızdır. Kültür dünyamızın, birbiri ardına rahmetli olan büyüklerimizle birlikte yok olmaya yüz tuttuğu ve kültürel yozlaşmanın hızla arttığı bu yıllarda, lâkaplarımız da unutulmasın dedik ve bu çalışmayı yaptık. Bu çalışmayı yapmamı önce tavsiye eden daha sonra da teşviklerini esirgemeyen danışman hocam, Yard. Doç. Dr. Halil Altay GÖDE’ye ve sahada bizden yardımını eksik etmeyen tarih öğretmeni Abdullah BAKIR’a teşekkürlerimi sunuyorum ve bu çalışmayı tüm Uluborlulu hemşerilerime hediye ediyorum.

                                                                                                                      25 Ekim 2005
                                                                                                                Halil Eren YILDIRIM

Abbazlar Abbazlar lâkabı, bu ailenin Türklerin Ahbaz Kolu’ndan gelmelerinden dolayı verilmiştir. (Aileden Mustafa Özgün, Uluborlu’da marangozdur.)
Abdurrahmanlar Abdurrahmanlar lâkabı, ailenin büyük dedelerinin adının Abdurrahman olmasından ve sayılıp sevilen biri olmasından dolayı verilmiştir. (AiledenTahsin Pehlivan, Pehlivanlar Soğuk Hava Deposu’nu işletmektedir.)
Ağdırmazlar Bu lâkap, ağmak fiilinden gelmektedir. Ağmak yükselmek anlamındadır. Aileye bu lâkabın verilmesinin sebebi, ailenin orta halli olmasından ve “bu orta hallilikten kurtulmazlar, hep böyle kalırlar” anlamında verilmiştir. (Aileden Ali İhsan Sarıgül, ziraatle uğraşmaktadır.)
Ahmetağalar Ailenin dipdidelerinin adının Ahmet Ağa olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Hulki Güleç, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Akalılar Ailenin atalarının adının Ali olması ve genellikle beyaz renk kıyâfet ve şapka giymesinden dolayı âile bu lâkabı almıştır. (Aileden Akalı Hüseyin Amca emeklidir.)
Akbaşlar Akbaşlar lâkabı, ailenin fertlerinin belli bir yaşa gelince anatomik olarak saçlarının ak olmasından veya başlarına beyaz bir sarık bağlamalarından dolayı verildiği tahmin edilmektedir. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Süleyman Akbaş’ın Uluborlu’da kuyumcudur.)
Alagökler Sülâlenin gözlerinin açık renk olmasından dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. Aileye önce “Alagöz” denmiş, bu kullanım zamanla “Alagök” şeklini almıştır. Ailenin hâlen soyadı da Alagök’tür. (Aileden Lütfullah Alagök, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Alılar Sülâlenin atalarının adının Ali olmasından ve bu sebeple Ali isminin ailede çok kullanılmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Zeki Öztunç, emeklidir.)
Aloğullar Ailenin atalarının yüzünün kızıl renk olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aloğulların Uluborlu’nun içme suyuna kavuşmasında, Alaeddin Cami’nin restore edilmesinde büyük hizmetleri olmuştur. (Aileden Zeki Öztunç, ziraatle uğraşmaktadır.)
Arabacılar Ailenin atalarının Uluborlu’ya ilk at arabasını getirmelerinden dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. (Âileden Ünal Aygündüz, Uluborlu’da emeklidir.)
Arabalılar Ailenin dipdidelerinin adının Arap Ali olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Fazıl Arabalı, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Arapoğulları Araplar olarak da bilinen bu lâkap ailenin, Arabistan’a hac farizasını yerine getirmek üzere giden Uluborlulu bir ailenin, dönüşte yanlarında getirdikleri yetim bir arap çocuğunun soyundan olmasından dolayı aile bu lakabı almıştır. (Aileden Muzaffer Yeşilbağ, Gülkent Lisesi’nden emeklidir, şu an Uluborlu’da taksicilik yapmaktadır.)
Atıcılar Sülalenin atalarının halaçlık, yün atıcılığı yapmasından dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Mesut Atıcı, Uluborlu İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ahmet Atıcı, Uluborlu Çok Programlı Lisesi’nde ambar memurudur.)
Aydoğmuşlular Ailenin atalarının Keçiborlu’nun Aydoğmuş Köyü’nden ekonomik nedenlerden dolayı Uluborlu’ya göç etmeleri sebebiyle sülâleye bu lâkap verilmiştir. Aile aynı lâkabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden İbrahim Aydoğmuş, Uluborlu Çok Programlı Lisesi’nin kantinini işletmektedir.)
Ayenler (Ayanlar) Sülâlenin dipdidelerinin memleketin ileri geleni, sözü geçeni ve güvenilen kişisi olmasından dolayı âile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mustafa Karaca, Uluborlu’da emeklidir.)
Babbalar Ailenin atalarının “babba” denilen bebek ayakkabısı yapmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Halil İbrahim Akbaş, özel idarede çalışmaktadır.)
Baltalar Ailenin atalarının, tarlaya bahçeye giderken elinde sürekli balta olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Mehmet Balta, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Banakçılar Ailenin atalarının düğünlerde, Uluborlu’nun geleneksel yemeği olan “Banak” yemeğini yapmalarından yani düğün aşçısı olmalarından dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. Banak yemeği Uluborlu’nun geleneksel bir yemeğidir, şöyle yapılır: Koyun ya da dana eti haşlanır. “Banak tabağı” denilen bakırdan yapılan özel tabağa pideler dizilir. Haşlanan et suyuyla beraber tabağa dökülür, biraz beklendikten sonra yemek, sunulmaya hazır duruma gelmiş olur. Haşlanmış eti ve etin suyunu emmiş olan pideleri yemeğe doyum olmaz. (Bu âileden Ülkü Işıldar, DSİ’den emeklidir.)
Bassızlar Ailenin atalarının halkın örf adet ve geleneklerine uygun hareket etmemesinden dolayı aile “Başsız” lâkabını almıştır. Başsız lakabı zamanla söylene söylene “Bassız” şeklini almıştır. (Aileden Ali Başkök, Uluborlu Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
Battallar Ailenin soyunun “Seyit Battal Gazi”den gelmesinden dolayı aile bu lakabı almıştır. Aile hâlen lakaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Kemal Battal, ziraatle uğraşmaktadır.)
Bavlular Ailenin atalarının (Sütçüler’in eski adı olan) Pavlu’dan ekonomik sebeplerden dolayı Uluborlu’ya göçmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Alaaddin Günendi, Uluborlu’da emeklidir.)
Bayrambeyler Ailenin ataları olan Bayram Bey’in isminden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Bayram Bey’in maddi durumunun iyi olmasının yanında halk, Bayram Bey’e duyduğu saygıdan dolayı “Bey” demiştir. (İbrahim Aydoğmuş’un dayı tarafı bu lakâbı kullanmaktadır.)
Bedirler Uluborlu’da yaygın olarak kullanılan bu lâkabın nereden geldiği (aile fertleri tarafından da) bilinmemektedir. (Aileden Mustafa Özer Uluborlu’da maliyede memur olarak görev yapmaktadır.)
Behirler Ailenin atalarının pazarda sebze meyve satarken tartının beherine yani tartıdaki daranın düşülmesinden sonraki net ağırlığa dikkat etmelerinden, hak yememeye özen göstermelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Kenan Süsler, Uluborlu Belediyesi’nin altında gazete, dergi bayiliği yapmaktadır.)
Benderliler Ailenin atalarının İran’ın Bender Bölgesi’nden yüzyıllar önce Anadolu’ya ve daha sonra Uluborlu’ya göçüp gelmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Yılmaz Erbaş, emekli astsubaydır.)
Bestelciler Ailenin atalarının ayva, kayısı, dut gibi meyvelerden pestil yapmalarından dolayı sülâleye bu lâkap verilmiştir. Pestilciler lâkabı söylene söylene Bestelciler şeklini almıştır. Pestilin yapılışı şöyledir: Pestili yapılacak meyve (ayva, kayısı, dut) önce büyük bir kazana konur, belli oranda suyla haşlanır, haşlama esnasında biraz un ve pekmez (dut pestili yaparken katılmaz) katılır. Karışım istenilen kıvama (muhallebi kıvamına) gelinceye kadar tadına ve sıvılığına bakılarak karıştırılır kaynatılır, daha sonra kaynatılan kazandan tepsi ve sinilere (bazı bölgelerde temiz bezlere dökülür.) dökülür, soğumaya bırakılır. Pestil soğuyunca düzenli bir şekilde kesilip saklanır. Gıda maddelerinin az olduğu dönemlerde, tarlada çalışırken, çay içerken, atıştırma zamanlarında afiyetle yenirmiş. (Aileden Ahmet Basri Uysal, Uluborlu Belediyesi’nde memur olarak çalışmaktadır.)
Bitikler Ailenin atalarının boyunun kısa boylu olmasından dolayı, aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ahmet Ertaş, Uluborlu’da emeklidir.)
Boldonlular Sülalenin dipdidelerinin bol tarzda şalvar giymesinden dolayı, aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mustafa Yüksel, emekli savcıdır.)
Boşnaklar Ailenin atalarının asıllarının Boşnak olup Saraybosna’dan göçüp gelmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Çekiç, Uluborlu Belediyesi’nde memurdur.)
Bozyokuşlar Ailenin evlerinin Uluborlu’daki eski şehirde boz bir yokuşta olmasından dolayı sülâle bu lâkabı almıştır. Aile bu lâkabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden İsmail Bozyokuş, Uluborlu Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
Böcüler Ailenin atalarının esmer olması ve ilk görünce insana korku vermesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Erol Başçoban, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Bölükler Bu aileden yaşayan kimse kalmadığı için lâkabın anlamı hakkında bilgi alacak kimse yoktur, fakat lâkap daha önceleri Uluborlu’da yaygın kullanılan bir lakaptır.
Buçuklar Ailenin atalarının kısa boylu, küçük yapılı insanlar olmasından dolayı, aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Hayri Turan, İleydağı Köyü’nde kahvecilik yapmaktadır.)
Bulduklar Ailenin atalarının çocukken kaybolması ve ardından bulunması sonucunda aile bu lâkabı almıştır, hâlen bu lâkapla yaşayan kimse kalmamıştır. (Mehmet Çetintırnak, anne tarafından dedelerinin Bulduklar lakabını kullandıklarını söyledi.)
Camızallar Ailenin atalarının adının Ali olmasından ve ailenin manda beslemesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Vedat Gedik, Uluborlu Belediye’sinde hizmetlidir.)
Ceditler Sülalenin dipdidelerinin Uluborlu’da yeni yemeni, yeni ayakkabı yapmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen aynı lâkabın anlam olarak Türkçe’sini soyadı olarak kullanmaktadır. (Mustafa Yeni, Uluborlu’da çiftçilikle uğraşmaktadır.)
Cennetler Ailenin atalarının dindar bir aile olmasından ve ninelerinin adının cennet olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ahmet Sağlam, emeklidir.)
Cepkenler Sülâlenin atalarının farklı tip yelek, cepken giymelerinden dolayı, aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Anıl, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Cerrahlar Ailenin dipdidelerinin tabip olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile Uluborlu’da yaşamamakta, yazdan yaza tatil için gelmektedir.
Cıngıdıklar Ailenin atalarının cin gibi akıllı olmasından ve boyunun da kısa olmasından dolayı aile “Cin güdük” lâkabını almıştır. Cin güdük lakabı söylene söylene “Cıngıdık” şeklini almıştır. (Aileden Hüseyin Cingöz, emekli deniz astsubayıdır.)
Coşkunlar Ailenin atalarının neşeli, mutlu insanlar olmalarından dolayı aile bu lakabı almıştır. Aile, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır ve aynı lakabı soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Kemal Coşkun, emekli albaydır. )
Cökeler Cöke kelimesi kağıt oyunundaki “joker” kağıdından gelmektedir. Ailenin atalarının iyi kağıt oynamasından ve hep jokerle oyun bitirmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Keskin Balta, Antalya’da otelde çalışmaktadır.)
Çadırcılar Ailenin atalarının eskiden keçeden Yörük Çadırı dikmelerinden dolayı, aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır.(Aileden Metin Çadırcı, Uluborlu’da fotoğrafçılık yapmaktadır.)
Çakıraliler Ailenin büyük dedelerinin lakabının Çakır Ali olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Ailenin gözleri genellikle açık renk olmaktadır. (Aileden Ali İnal, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Çakırlar Ailenin dipdidelerinin gözlerinin açık renk olmasından dolayı aileye bu lâkabı almıştır. Ailenin on sene önce ölen büyüğü Hasan Kiriş’in lakabını kullanarak evlatları “Çakır Hasan İlköğretim Okulu” yaptırmışlardır. Aile Uluborlu’da ve Aydın’da yaşamaktadır. (Aileden Recai Kiriş, emekli subaydır, hâlen Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Çamışlar Ailenin atalarının kısa boylu, esmer, yapılı, iş bitiren olmasından dolayı (camıza benzetilerek) aile bu lâkabı almıştır. Ailenin dipdidesinin, askerden geldiğinde hiçbir malı mülkü, evi barkı yokmuş, kahvede yatıp kalkarmış ama çalışkanlığıyla, herkesin güvenini kazanmış ve zamanla mal-mülk sahibi olmuş, aile kurmuş. (Aileden Mehmet Yalkut, Uluborlu’da tuhafiyecidir.)
Çanlılar Dipdidelerinin hayvancılıkla uğraşırken, koyunlarına farklı bir çan takmasından dolayı bu aile lâkabı almıştır. Uluborlu’nun en köklü ailelerindendir. Aile aynı lakabı hâlen soyadı olarak taşımaktadır. (Ailenin büyüğü Hasan Çanlıoğlu Uluborlu’da emeklidir, Turgay Çanlıoğlu ziraatle uğraşmaktadır.)
Çarıklar Ailenin atalarının eskiden ham deriden hafif ayakkabı yapmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Cafer Karataş, Uluborlu’da emeklidir.)
Çerçinliler Sülâlenin atalarının Burdur-Çerçinli’den göçmelerinden dolayı aile bu lakabı almıştır. Aile aynı lakabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Mehmet Çerçinli, Uluborlu Belediyesi’nden emeklidir.)
Çetiler Ailenin atalarının çetin güçlü kimseler olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. “Çetin” lakabı zamanla söylene söylene “Çeti” şeklini almıştır. (Aileden İlhan Çetiner emekli albaydır.)
Çıkrıkçılar Ailenin dipdidelerinin dokuma tezgâhı işletmesinden, (dokuma tezgahının çıkrıklardan oluşmasından ve devamlı çıkrık sesinin gelmesinden) dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Saim Erdal, Etibank’dan emeklidir.)
Çıracılar Ailenin atalarının eskiden çıra odunlarını parçalayıp satmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ahmet Sarıkaya, Uluborlu’da işçidir.)
Çiftçiler Ailenin dedelerinin çiftçilikle uğraşmasından dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. Aile bu lâkabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Erdoğan Çiftçisoy, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Çilalılar Ailenin atalarının adının Ali olması ve yüzünün çilli olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Rifat Akdoğan, emekli başkomiserdir.)
Çilengirler Ailenin dipdidelerinin çilingir olmalarından dolayı aile bu lâkabı almışlardır. Aile bu lâkaplarını halen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Hüseyin Çilengir ve Edip Çilengir, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadırlar.)
Çimenler Ailenin atalarının evlerinin çimenlik bir yerde olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen bu lâkabı soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Mustafa Çimen, Uluborlu Adliyesi’nde kâtiptir.)
Çitaklar Çitak kelimesi Kuman Kıpçak Türkçesi’nde “kavgacı” anlamına gelmektedir. Ailenin atalarının kavgacı bir yapıya sahip olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden İbrahim Aşçı, emekli öğretmendir.)
Çopurlar Ailenin dipdidelerinin geçirdiği çiçek hastalığı sebebiyle yüzünde oluşan çiçek bozuğundan dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen aynı lakabı soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Nadir Çopur, Uluborlu’da eczâcıdır.)
Çukurcalar Ailenin evinin çukur bir yerde olmasından dolayı aile bu lakabı almıştır. Aile hâlen lâkabını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Muammer Çukurca, müfettiştir.)
Damgacılar Ailenin atalarının damgacılık yapmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Damgacılık, halkın hayvancılıkla geçindiği dönemde önemli bir meslekmiş. Hayvanın yaşamını tehlikeye sokacak yaralar ve iltihaplı bölgeler kızdırılmış demir damgayla dağlanırmış, hayvan belki bir an için acı çeker ama daha sonra o yaradan kurtulurmuş. (Aileden şu an için Uluborlu’da yaşayan kimse kalmamıştır. Eski belediye başkanlarından Hüsnü Damgacı ölmüştür.)
Davulcular Ailenin atalarının ramazanda davul çalıp, mâni okumasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Zekâi Akgül, Uluborlu’da esnaftır.)
Dellanlar Ailenin dipdidelerinin uzun boylu ve yakışıklı olmalarından dolayı “Dalyan gibi delikanlılar” denmiş ve aile “Dalyan” lâkabını almıştır. Dalyanlar lâkabı zamanla söylene söylene “Dellanlar” şeklini almıştır. (Aileden Mehmet Yeşildal, Uluborlu’da emeklidir.)
Demirçavuşlar Ailenin atalarının askerde çavuşluk, sivil hayatta da demircilik yapmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkabının demir kısmını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Süleyman Demir emekli polistir.)
Deveciler Ailenin dipdidelerinin devecilik yapmasından dolayı aile bu lâkabı almışlardır. Aile bu lâkabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Hidâyet Deveci, Uluborlu’da fırıncıdır.)
Dideler Ailenin atalarının dedelerin sağ ve birlikte uzun yıllar yaşamalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır.Aileden şu an için kimse kalmamıştır.
Dikkulaklar Ailenin atalarının kulaklarının anatomik olarak dik olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile bu lâkabı, hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Ali Dikkulak, Uluborlu İlçe Halk Kütüphanesi’nde memurdur.)
Dilliler Ailenin atalarının çok konuşan, konuşmayı seven kimseler olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aileden şu an için yaşayan kimse kalmamıştır.
Donmanlar Ailenin atalarının şişman, toplu bir yapıya sahip olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Kâmil Akbaş, Uluborlu’da marketçidir.)
Dömbekçiler Ailenin dipdidelerinin dümbelek (çömleğe deri geçirilerek yapılan bir tür darbuka) yapmalarından ve bunu çalmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile bu lakabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Cemal Dömbekçi, Uluborlu’da PTT’de çalışmaktadır.)
Döneller Bu lakabın aslı “Dönenler” şeklindedir zamanla söylene söylene “Döneller” şeklini almıştır. Lâkabın verilişi hakkında iki düşünce vardır. Biri ailenin atalarının daha önce Alevî ( bir rivâyete göre Hıristiyan) inanışına sahipken daha sonra Sünnî inanışına geçmelerinden dolayı aile bu lakabı almıştır. Diğer rivâyet ise “dönel” kelimesinin anlamı yükselişten sonraki iniş, yokuştan aşağı iniştir. Döneller’in evi de iniştedir. Aile halen lakabını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Rıza Dönel, hukukçudur, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Duraklar Atalarımız Orta Asya’dan gelirken belli yerleri durak olarak kabul ederlermiş, bu ailenin ataları da Uluborlu’yu durak yeri olarak kabul etmişler. Aileye de bu sebepten dolayı “Duraklar” denilmiş. Aile bu lâkabı, hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden İsmet Durak emeklidir, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Düğüncüler Ailenin atalarının Uluborlu’da düğüncülük yapmalarından yani düğünlerde çalgı çalmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile bu lâkabı, hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Hasan Düğüncü ve İbrahim Düğüncü, Uluborlu’da emeklidirler.)
Düknüler Bu lâkabın anlamı bilinmemektedir. Aile fertleri tarafından da bilinmemektedir. (Aileden Tahsin Çetinkaya Uluborlu’da demircidir.)
Ellezler Ailenin dipdidelerinden birinin adının İlyas olmasından ve bu sebeple ailede İlyas adının çok kullanılmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Yaşar Kirazlı, DDY’den emeklidir ve hâlen ziraatle uğraşmaktadır.)
Emekler Ailenin atalarının her zaman, emek harcayan, çalışkan kimseler olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile şu an lâkabını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Mehmet Emek, Uluborlu Belediyesi’nden emeklidir.)
Emirler Ailenin atalarının Osmanlı İmparatorluğu zamanında vergi toplamakla görevli devlet görevlisi olmasından dolayı, aileye bu lâkabı almıştır. (Aileden Kemal Emir, emeklidir.)
Enzeller Ailenin ataları Uluborlu’ya önce misafir olarak geçici gelmişler fakat daha sonra Uluborlu’yu sevip, buraya yerleşmişler. Uluborlu halkı bu aile için “nezl” kökünden gelen “misafir olanlar” anlamındaki enzel kelimesini kullanmış ve daha sonra aile bu lâkapla anılır olmuştur. (Aileden İbrahim Pekçevik, Uluborlu’da muhtardır ve aynı zamanda berberlik yapmaktadır.)
Eyyublar Ailenin dipdidelerinin adının Eyüp olmasından ve bu sebeple ailede Eyüp adının çok olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Hâlen aile Çopur soyadını kullanmaktadır. (Aileden Halil Çopur, Uluborlu Çok Programlı Lisesi’nde çalışmaktadır.)
Fakılar Ailenin atalarının İslâm fıkıh ilminin üstâdı, hocası olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. “Fakih” fıkıh ilminin üstâdı anlamına gelmektedir, daha sonra söylene söylene “Fakı” şeklini almıştır. (Aileden Muhlis Tuncay, Ak Parti İl genel meclisinde üyedir.)
Fatmalar Ailenin büyüklerinden bir ninenin adının Fatma olmasından, ve Fatma Nine’nin çok sayılıp sevilen bir karaktere sahip olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Özbakır, emeklidir, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Ferzallar Bu lakap ailenin dipdidesinin adı olan Feriz Ali’den gelmektedir, söyleyiş kolaylığından dolayı zamanla Ferzallar şeklini almıştır. Ailenin atası Feriz Ali’nin sevilen, sayılan birisi olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Emin Demirağ, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Fındıklar Ailenin atalarının fizik olarak ufak yapılı kimseler olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Uluborlu’nun ilk şoförlerinden Fındık Tevfik bu lakabı taşımıştır, şu an için bu lâkaptan yaşayan kimse kalmamıştır.
Gafleler Lâkabın nereden geldiği ve veriliş hikayesi bilinmemekle birlikte, gaflet kelimesinden geldiği muhtemeldir. (Aileden Samim Onur, Uluborlu’da veteriner hekimdir.)
Galaklar Galak kelimesi kibir anlamına gelmektedir, ailenin dipdidelerinin biraz gururlu birisi olmasından dolayı, aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Hüseyin Güçlü, Uluborlu’da taksicilik yapmaktadır.)
Gamitler Lâkabın anlamı kimse tarafından bilinmemektedir. (Aileden İbrahim Küçükeroğlu, Uluborlu’da İpragaz Bayii’dir.)
Gantinciler Ailenin atalarının askerlik yaptığı dönemde kantin işletmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Osman Işık, Uluborlu Devlet Hastanesi’nde memurdur.)
Garacalılar Sülâlenin dipdidelerinin, herkesin tarlalarında sebze, meyve işleriyle uğraştığı bir zamanda; onların tarlalarına çalı, odun parçaları koymalarından dolayı âile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mustafa Karacalı Uluborlu’da terzidir, aynı zamanda ziraatle uğraşmaktadır.)
Garacaörenliler Ailenin atalarının Afyon Karacaören’den, ekonomik sebeplerden dolayı Uluborlu’ya gelip yerleşmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Ertem, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Garadeliler Ailenin atalarının dengesiz davranışlarda bulunmasından ve teninin esmer olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Şu an için Uluborlu’da bu lakaptan yaşayan kimse kalmamıştır.
Garahasanlar Ailenin atalarının adının Hasan olmasından ve Hasan Amca’nın esmer bir tene sahip olmasından dolayı, aile bu lâkabı almıştır. İsmin başındaki kara sıfatı esmerlik anlamında kullanıldığı gibi; işbitiren, sağlam, güvenilir anlamlarına da gelmektedir. (Aileden Ahmet Çaylak Uluborlu’da muhtardır.)
Garaimamlar Ailenin atalarının, ilçenin hatırı sayılır imamlarından olmasından dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. İsmin başındaki kara sıfatı esmerlik anlamında kullanıldığı gibi; işbitiren, sağlam, güvenilir anlamlarına da gelmektedir. (Aileden Rasim Tığrak, emekli komiserdir.)
Garaoğlanlar Ailenin atalarının “kara yağız delikanlılar” olmasından dolayı, aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkapların soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Ahmet Nedim Karasoy, hayırsever bir iş adamıdır.)
Gatineciler Ailenin atalarının düğünlerde keman, çalgı çalmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Yalçınkaya, Uluborlu’da sebzecilik yapmaktadır.)
Gazepler Ailenin atalarının gazaplı yani öfkeli kimseler olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mesut Kıvrak, Uluborlu’da imamdır.)
Gedikler Bu lâkabın nereden geldiği bilinmemektedir. (Aileden Mehmet Gedik, Uluborlu’da emeklidir.)
Gençeliler Ailenin atalarının ekonomik sebeplerden Senirkent’in Gençeli Köyü’nden Uluborlu’ya göçüp yerleşmeleri sebebiyle aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Çetintırnak, Ziraat Bankası’ndan emeklidir, Mehmet Çetintırnak’ın daha çok annesi tarafı bu lakabı kullanmaktadır.)
Geressinliler Ailenin atalarının Gönen’in Geresin Köyü’nden (Uluborlu’da ekonomik olarak geçinme imkanlarının daha iyi olması sebebiyle) Uluborlu’ya göçüp yerleşmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Bu aileden şu an Uluborlu’da yaşayan kimse kalmamıştır, ölmüşlerdir.)
Gettiler Ailenin atalarının çok eskiden Uluborlu’dan gitmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Ailenin torunları daha sonra Uluborlu’ya geri dönmüşler ve bu lâkapla anılmışlardır. (Aile şu an Antalya’da ikâmet etmektedir.)
Gıdımıklar Ailenin atalarının kısa boylu olması ve hızlı hızlı yürümesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Yazgan çiftçilikle uğraşmaktadır.)
Gıldaşlar Ailenin atalarının keçe kılından yapılmış başlık, taç giymesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır ve hâlen bu lâkabı soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Yaşar Gıldaş, diş teknisyenidir. )
Gırışlar Ailenin atalarının (çok gülmelerinden dolayı) yüzlerinin kırışmış olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Osman Kırış, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Gocagötler Ailenin atalarının anatomik olarak kalçalarının büyük olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden İsmet Kiriş, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Gocakulaklar Ailenin atalarının anatomik olarak kulaklarının büyük olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mustafa Çiftçi, Uluborlu Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
Gocaosmanlar Ailenin atalarının adının Osman olması ve iri yapılı olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden biri olarak bilgi aldığımız Uluborlu Çok Programlı Lisesi’nde hizmetli olarak görev yapan Osman Arıcan’ın hem adı Osman ve hem de iri vücûda sahip.)
Gorukçular Ailenin atalarının üzümün olgunlaşmamışı olan goruktan ve suyundan yemeğin yanında kaşıklanan bir içecek yapması ve bunu çok sevmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Kemal Gorukçu, Uluborlu’da emeklidir.)
Gozalaklar Ailenin atalarının şapkasının üstünde kozalağa benzeyen küçük bir topuzun olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ali Bademli, Uluborlu Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
Göğlemezler Göğlemez kelimesi olgunlaşmayan, göğermeyen meyveler için kullanılır. Ailenin atalarının o dönemde olgun davranışlar sergilememesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır.(Aileden Ahmet Basri Uysal, Uluborlu Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
Göğoğlanlar Ailenin atalarının gözlerinin renginin gök rengi olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Acar, Uluborlu’da erkek kuaförüdür.)
Gökhasanlar Ailenin atalarının adının Hasan olması ve göz renginin de mavi olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Kirazlı, Uluborlu Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
Götükesikler Ailenin ardı, soyu kesik olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Şu an aileden kimse kalmamıştır.
Götükuşaklılar Ailenin atalarının herkesin beline taktığından farklı tarzda kuşak takmasından ve o kuşağın belden aşağıya doğru sarkmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Recep Atasoy, Uluborlu’da fırıncıdır.)
Gucurlar Ailenin soyunun Kaçar Boyu Türklerinden gelmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Kaçar kelimesi zamanla söylene söylene değişime uğramış ve Kucur şeklini almıştır. Aile hâlen lakaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Yaşar Kucur emeklidir.)
Gullimler Bu lakâbın aslı Gulam şeklindedir ve Gulam kelimesi Kuman Kıpçak Türklerinde “istihdam edilen asker” anlamına gelmektedir. Ailenin atalarının bu askerlerden olmasından dolayı aile bu lakabı almıştır. Bu durumu Uluborlulu Tarihçi Abdullah Bakır, tarihî kaynaklarda bulmuş, tespit etmiştir. (Aileden Mustafa Kabasakal, öğretmendir.)
Gundiler “Gundi” kelimesi Arapça’da “çiftçi” anlamına gelmektedir. Ailenin atalarının çiftçi olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Gürçay, Uluborlu’da esnaftır.)
Guruveliler Ailenin ataları olan Veli Amca’nın uzun boylu ve zayıf olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Basri Öztürk, Uluborlu İmam Hatip lisesi’nde görev yapmaktadır.)
Gutipler Ailenin atalarının, yön gösteren, kutup, âlim olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Acar Uluborlu’da berberdir.)
Guyrukçular Ailenin dipdideleri olan Kuyrukçu İbrahim Amca’nın, koyun kesildikten hemen sonra koyunun sıcak iç yağlarını, kuyruk yağlarını, yemesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen bu lakabı soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Muazzez Kuyrukçu, Uluborlu’da emeklidir.)
Güccükler Ailenin atalarının fizik olarak küçük olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen bu lâkabı soyadı olarak taşımaktadır. (Türkiye’nin meşhur ressam-karikatüristlerinden Lütfi Küçük, bu aileye mensuptur.)
Güdükler Ailenin atalarının anatomik olarak kısa boylu olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mustafa Ünal, Uluborlu’da emeklidir, ziraatle uğraşmaktadır.)
Güllüler Ailenin dedelerinin evinin bahçesinde, evin önünde güzel güller yetiştirmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Postacı Cevat Dömbekçi’nin kayınları bu lakabı kullanmaktadır.)
Gümüşiğneler Ailenin atalarının çok usta terzi olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Nevzat Gümüşiğne, konfeksiyoncudur.)
Haceller Ailenin atalarının adının Hacı Ali olmasından dolayı aile bu lakabı almıştır. (Aileden Mehmet Nardal, Uluborlu’da emeklidir, ziraatle uğraşmaktadır.)
Hacıahmetler Ailenin dipdidelerinin adının Ahmet olması ve hacca gidip gelmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mesut Kıvrak, Uluborlu’da imamdır.)
Hacıhafızlar Ailenin atalarının hafız olması ve hacca gitmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Saim Ulusoy, PTT Telekom Uzmanıdır.)
Hacıhakkiler Ailenin atalarının adının Hakkı olması ve hacca gitmesinden dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. (Aileden Emin Arda, Uluborlu’nun eski belediye başkanlarındandır.)
Hacıhasanağalar Ailenin dipdidelerinin adının Hasan olması ve Hac farizasını yerini getirmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Abdullah Ertem, emekli öğretim üyesidir.)
Hacıhasanlar Ailenin atalarının adının Hasan olması ve hacca gidip gelmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ahmet Peştemalci, Uluborlu Atatürk İlköğretim Okulu  Müdürü’dür.)
Hacıhüsnüler Ailenin dipdidelerinin adının Hüsnü olması ve hacca gidip gelmesinden dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. (Aileden Ahmet Yıldız, Uluborlu’da emeklidir.)
Hamballar Ailenin dipdidelerinin hamallık yapmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ahmet Ekmekçi, emekli öğretmendir.)
Hamzalar Ailenin ataların adının Hamza olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Şu an için bu aileden yaşayan kimse kalmamıştır.
Hanaylar “Hanay” iki katlı eski tip evlerin, ikinci katının geniş ve işlemeli bir dışarıyı açık, geniş bölümüne denir Ailenin evlerinin “hanay” denilen kısmının büyük ve gösterişli olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Halit Hanay, Isparta’da esnaftır.)
Hancılar Ailenin atalarının eskiden Uluborlu’da hancılık yapmasından, han işletmesinden dolayı bu lâkabı almıştır. (Aileden Hüseyin Yetkin, Uluborlu Belediyesinden emekli olmuştur.)
Hatıplar Sülâlenin dipdidelerinin mahallenin danışılan, bilgili kişisi olmasından ve hitâbetinin güzel olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Selahattin Yıldırım, emekli nüfus müdürü’dür.)
Hayranlar Ailenin atalarının Eğirdir Gölü’nün kuzeyindeki Hoyran Bölgesi’nden, ekonomik nedenlerden dolayı göç edip Uluborlu’ya yerleşmeleri sebebiyle aile bu lâkabı almıştır. Hoyran lâkabı zamanla söylene söylene Hayran şeklini almıştır. (Aileden Nail Üstaş, Uluborlu’da emeklidir.)
Hayratlar Ailenin atalarının hayırsever olmalarından ve hayratlar yaptırmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aileden şu an için Uluborlu’da kimse kalmamıştır.
Hellihafızlar Ailenin atalarının hâfız olmasından ve atalarının adının Halil olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile şu an Uluborlu’da oturmamakta, İzmir ve Denizli’de yaşamaktadır.
Hemekerler Ailenin atalarının hep tarımla uğraşmalarından ve çalışkan olmalarından dolayı aileye “Hepekerler” denilmiştir, zamanla “Hepekerler” lâkabı “Hemekerler” şeklini almıştır. (Aileden Süreyya Turhan, Uluborlu’da çiftçilikle uğraşmaktadır.)
Hoşapçılar Ailenin soyunun Hoşapzâde Sarı Süleyman Paşa’dan gelmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Hoşapzade Sarı Süleyman Paşa, Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde Van, Bursa ve Isparta Beylerbeyliği yapmıştır. (Aileden Selçuk Duruer, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Hörüler Hör veya diğer kullanımıyla hor, miras anlamına gelmektedir. Ailenin büyük bir mirasa sahip olmalarından dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. (Aileden Halil Hatay, Isparta’da esnaftır.)
Hünükler Hünük ılık suya verilen isimdir. Bu ailenin atalarının yumuşak huylu insanlar olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen bu lakabı soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Hüseyin Hünük, Uluborlu Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
İbiciler Ailenin atalarının dokuma tezgahında ip dokumalarından dolayı aile “İpciler” lâkabını almışlar, daha sonra lâkap söylene söylene “İbiciler” şeklini almıştır. “İbiciler” eski dönemde yünden alaca denilen, urba dikilen kumaşı dokumuşlardır.(Aileden Mustafa Arıcan, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
İğciler Ailenin atalarının ip eğirmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen aynı lâkabı soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Mustafa İğci, Uluborlu’da emekli öğretmendir.)
İmrehollar Ailenin atalarının adının Emre olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Emreoğulları lâkabın aslıdır, lâkap söylene söylene imrehollar şeklini almıştır. Aile hâlen aynı lâkabı soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Abdullah İmre, Uluborlu’da marangozdur.)
İncesulular Ailenin atalarının Keçiborlu’nun (daha önce Dinar’a bağlı olan) İncesu Köyü’nden, ekonomik sebeplerden dolayı Uluborlu’ya göçmeleri sebebiyle aile bu lâkabı almıştır. Aile, hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Şükrü İncesu, ziraatle uğraşmaktadır.)
İshaklar Ailenin atalarının adının İshak olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Tevfik Akın, ziraatle uğraşmaktadır.)
İsmailler Ailenin atalarının adının İsmail olmasından ve ailede İsmail adının yaygın olarak kullanılmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Celal Çelik, Uluborlu’da emeklidir.)
Kabasakallar Ailenin atalarının sakalının gür olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen bu lâkabı soyadı olarak taşımaktadır (Aileden Hüseyin Kabasakal, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Kadılar Ailenin atalarının Osmanlı İmparatorluğu döneminde kadı olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aileden şu an için Uluborlu’da yaşayan kimse kalmamıştır.
Kadirler Ailenin atalarının adının Kadir olmasından ve ailede Kadir adının yaygın olarak kullanılmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Hasan Akaya, pazarcılıkla uğraşmaktadır.)
Kahyaliler Ailenin atalarının adının Ali olması ve bir zenginin yanında kahyalık yapmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lakaplarının bir kısmı olan kahya adını aile soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Ahmet Kahyatepe, Uluborlu’da imamdır.)
Kalaycılar Ailenin atalarının kalaycılık yapmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. Ayrıca bu ailenin dedeleri İstanbul’da Sultan Vahdettin’in imamlığını da yapmıştır. (Aileden Cengiz Özkalaycı, bağ kur emeklisidir.)
Kalıpçılar Ailenin atalarının, saman ve beyaz toprağı kararak yapılan çamuru kalıplara dökerek o dönemde ev yapımının hammaddesi olan kerpiç blokları hazırlamalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Yakup Kalıpçı, Uluborlu’da emekli memurdur.
Kamerler “Kamer” kelimesi “ay” demektir. Ailenin atalarının ay gibi güzel yüzlü olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Makbule Işık, Uluborlu’da emeklidir.)
Kâmiller Ailenin atalarının adının Kâmil olmasından ve ailede Kâmil adının yaygın olarak kullanılmasından dolayı aile bu lakabı almıştır. (Aileden Kâmil Akkaya Uluborlu’da pidecidir.)
Kapıcılar Ailenin atalarının, eski tür tahtadan geçmeli, bir tek çivi bile kullanılmadan yapılan “Künde kâri” denilen kapılar yapmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen aynı lâkabı soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden İbrahim Kapıcı, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Karabıyıklar Ailenin atalarının bıyığının da koyu siyah renk olmasından ve devamlı bıyık bırakmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet İnaltı, Uluborlu’da berberdir.)
Karagözler Ailenin atalarının ve diğer bireylerinin gözlerinin koyu siyah renk olmasından dolayı aileye bu lakap verilmiştir. (Aileden Ali İhsan Uzun, Uluborlu’da kahve işletmektedir.)
Karallar Ailenin atalarının adının Ali olması ve esmer olmasından dolayı aile “Kara Aliler” lâkabı almıştır. Lâkap söylene söylene “Karallar” şeklini almıştır. Ayrıca ailede Ali adı yaygın olarak kullanılmaktadır, şu an ailenin yarısı İleydağı Köyü’nde yaşamaktadır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Abdullah Kara, ziraatle uğraşmaktadır.)
Kaşıkçılar Ailenin atalarının simsi ve armut ağacından tahta kaşık yapmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Mehmet Kaşıkçı Uluborlu’da taşımacılıkla uğraşmaktadır.)
Katırcılar Ailenin atalarının Uluborlu’da katırcılık yapmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Ailenin ataları Uluborlu’dan Çapalı tren istasyonuna katırlarla insan ve eşya taşımacılığı yaparlarmış. (Aileden Ünal Özkan, Uluborlu’da Özkan Eczanesi’nin sahibidir.)
Kavaslar Ailenin dipdidelerinin sağır olmasından ve meclislerde devrin ileri gelenlerine hizmet etmesinden diğer bir rivayete göre de ailenin atalarının telefon telgraf direği dikmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Kavas İsmail Amca ölünce aileden kimse kalmamıştır.)
Keçeciler Ailenin atalarının, o dönemde insanların hayatında büyük yeri olan keçe denilen (koyun yününden yapılan kepenek ve sergi olarak kullanılan) sıkıştırılmış yünü yapıp satmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Turhan Şengök, emekli öğretmendir ve Uluborlu’da market işletmektedir. )
Keklikçiler Ailenin atalarının kekliğe ilgi duyup, evlerinde beslemelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Mehmet Keklikçi, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Kelemenler Ailenin lâkabı “Kölemenler” den gelmektedir. Ailenin ataları Mısır Memlükleri döneminde Mısır’da savaşçı olarak bulunmuş daha sonra Anadolu’ya göçerek Uluborlu’ya yerleşmişler. Bu bilgi tarih kitaplarında da geçmektedir. Bu durumu Uluborlulu Tarihçi Dr. Abdullah BAKIR, tarihî kaynaklarda bulmuş, tespit etmiştir. (Aileden Hasan Demirdamar, Uluborlu Selahattin Karasoy Meslek Yüksek Okulu’nda hizmetli olarak görev yapmaktadır.)
Keleşler Ailenin atalarının saçlarının hep seyrek olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden şu anda Uluborlu’da yaşayan kimse yoktur, aileden Aydın Keleş, İzmir’de yaşamaktadır.)
Kesekliler Kesekli tâbiri tarlaların sürüldüğü zaman (toprağının uzun süre sürülmemesinden dolayı) toprağın büyük kaya parçası gibi çıkmasına denir. Ailenin atalarının tarlalarının genellikle kesekli olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ahmet Çaylak, Uluborlu’da esnaftır.)
Kınıklar Ailenin atalarının Oğuz Türkleri’nin Kınık Boyu’ndan gelmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lakaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Tevfik Kınık, emeklidir, Uluborlu’da dondurmacılık yapmaktadır.)
Kızılimamlar Ailenin atalarını imam olması ve kızıl bir tene sahip olmasından dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. (Aileden Erdem Usta, kırtasiyecilik yapmaktadır.)
Kirazlılar Ailenin atalarının ilk kez Uluborlu’nun Şalgamlık bölgesine kiraz fidanları dikmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Şu an Uluborlu kiraz bahçeleriyle doludur, yaklaşık yüzyıl önce hiç kiraz ağacı yokken İlk kiraz ağacının dikilmesi halka farklı gelmiş ve aile bu lakabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır.(Aileden Mehmet Kirazlı, Uluborlu Belediye’sinde çalışmaktadır.)
Kirişler Ailenin atalarının Türklerin Kiriş Boyu’ndan olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Kiriş Boyu Anadolu’ya gelince üç kola ayrılmış ve bir kolu Karadeniz’e, bir kolu Orta Anadolu’ya bir kolu da Akdeniz’e Alanya civarına yerleşmiş. Aileler lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Sabri Kirişoğlu, emekli tümgeneraldir.)
Kokular Ailenin atalarının gül yetiştirip onlardan gülsuyu çıkartarak bu yolla geçimlerini sağlamalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen bu lâkabı soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Ömer Koku, Isparta Öğretmenevi’nin müdürüdür.)
Konyalılar Ailenin atalarının yaptıkları ticaretten dolayı Konya’dan göçüp Uluborlu’ya gelip yerleşmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Konyalı Şevket Amca vefat etmiştir, Şu an aileden kimse yoktur.)
Koreliler Ailenin büyüklerinin Kore savaşı gazisi olmasından dolayı aile bu lakabı almıştır. (Aileden Hulki Gülce, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır ve aynı zamanda Kore gazisidir.)
Korkutlar Ailenin atalarının sert yapılı insanlar olmasından ve insanlara korku vermesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lakaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Yakup Korkut, ziraatle uğraşmaktadır.)
Köleyüzler ya da Köleler Bu lakabın aslı Kölemendir. Ailenin kökü Kuman Kıpçak Türklerine dayanır. Ailenin ataları Memluk ve Kölemen adıyla Selçuklu ve Osmanlı Devletlerinde orduda üst düzey görev yapmışlardır. (Aileden Mustafa Hakçıl, daha önce soyadlarının köle olduğunu bu soyadlarını değiştirdiklerini söyledi.)
Kömürlük Ailenin atalarının meşeden kömür imal etmelerinden dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. Aile şu an Uluborlu’da Zincirli Mevkii’nde oturmaktadır.
Kösallar Ailenin atasının köse olması ve adının Ali olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Bülent Ecevit Tandoğan, Isparta Sosyal Sigortalar Kurumu’nda memurdur.)
Köseler Ailenin atalarının sakalının seyrek olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Ali Ceyhun, Uluborlu’da emeklidir.)
Köşkerler Ailenin dipdidelerinin ayakkabı tamircisi olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Şu an bu aile Aksoy soyadını kullanmaktadır. Ailenin bir kısmı Isparta’nın Gönen İlçesi’ne göçmüşlerdir. (Aileden Orhan Aksoy, Uluborlu’da emeklidir. Gönen İlçesi’nden de Hilmi Kum, Gönen Anadolu Öğretmen Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni’dir.)
Kusuralılar Ailenin atalarının Afyon İli’nin Sandıklı İlçesi’nin Kusura Köyü’nden göç etmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Hilmi Türker, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Külahçılar Ailenin atalarının yünden yapılan bir tür şapka olan külahı üretmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Yaşar Külahçı, Uluborlu’da önceden taksicilik yapıyordu.)
Kürükler Ailenin atalarının ağaçtan kürek üretmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Yörük, emekli imamdır.)
Kürükler Ailenin dipdidelerinin anatomik olarak kulaklarının küçük olmasından dolayı, aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır (Aileden Mustafa Kürük, emekli imamdır.)
Lakalılar Bu lakâbın aslı “Lakabı Aliler”dir. Ailenin atalarının adının Ali olması, lakabının da Alı olmasından dolayı bu lâkabı almışlardır. (Aileden Ahmet Özçelik, emekli müezzindir)
Lazlar Ailenin atalarının Karadeniz Bölgesi’nden gelmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Laz Osman Amca, Devlet Demir Yolları’ndan emeklidir.)
Loplar Ailenin atalarının kısa boylu ve tombul olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Hidayet Kayhan, şofördür.)
Maççıklar Ailenin atalarından biri Uluborlu’da verilen bir yemek esnasında ağzını şapırdatmıştır, aynı sofrada yemek yiyen yaşlı bir amca da ona “maççık muççuk edip durma” demiştir. Bu olay üzerine ailenin lâkabı “Maççıklar” olarak kalmıştır. (Aileden Bıçakçı Ahmet Çaylak, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Mahmıtlar Ailenin dipdidelerinin adının Mahmut olması ve ailede Mahmut adının çok olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Ailenin Mahmıtlar adında mezarlıkları vardır.(Aileden Kayhan Özbilgin, Devlet Demir Yolları’ndan emeklidir.)
Mancarcılar Ailen