Tarihi Pisidialılar’a kadar dayanan Isparta’nın güzel ilçesi Uluborlu’da görüşme
metoduyla yaptığımız derlemeler sonucunda, soyadı kanununun kabulünden 71 yıl geçmesine
rağmen lâkap ve sülâle adlarının hâlen canlı bir şekilde yaşadığını tespit ettik.
Lâkap kelimesi köken olarak Arapça’dır ve “ kişiye veya aileye
kendi adından başka takılan ad” olarak tanımlanmaktadır. İnsanların dar çevrelerde
birbirlerini tanımalarına yardımcı olan lâkaplar Cumhuriyet öncesinde hem gelenek
hem de hukuk açısından büyük önem taşıyordu. Soyadı kanununun 1934’de kabulü ile
birlikte lâkapların ve ünvanların (Bey, Efendi, Paşa, Hanımefendi…) kullanılması
yasaklanmıştır. Ancak yüzyıllardan beri halk arasında yaşayan lâkap ve sülale adları
terk edilmemiş, resmî ve hukukî olarak uygulamadan kalkmış ise de halk arasında
canlılığını sürdürmüştür ve sürdürmeye de devam etmektedir. Bir çok yerleşim yerinde
câmi ve belediye hoparlöründen yapılan cenâze vb. duyurular kişilerin adı soyadıyla
değil de lakabıyla yapılır. Çünkü “Yiğit lâkabıyla tanınır” sözünden hareketle,
anons edilen kişiler lâkaplarıyla tanınır olmuşlardır. Toplum hayatına derin bir
şekilde yerleşen lâkaplar, aynı lâkabı taşıyanlar arasında birlik, beraberlik ile
ortak ahlakî davranışların ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Uluborlu’da yaptığımız araştırmalar sonucunda 274 tane sülâle
lâkabı belirledik. Bunlar üzerinde yaptığımız tasnîfe göre: 82 tanesinin ailelerin
meslekleri ve yaptıkları işlerden dolayı verildiğini, 56 tanesinin ailelerin fizikî
özellikleri ve farklılıkları üzerine verildiğini, 32 tanesinin kişilerin farklı
karakter özelliklerinden dolayı verildiğini, 18 tanesinin yer ve memleket adlarından
dolayı verildiğini, 15 tanesinin aşiret, boy ve etnik yapı farklılıklarından dolayı
verildiğini, 36 tanesinin soy büyüklerinin adlarından dolayı verildiğini, 22 tanesinin
kişilerin dinî özelliklerinden dolayı verildiğini tespit ettik. 13 aile lâkabı da
tüm tasniflerin dışında kaldı. Bununla birlikte 274 sülâle lakabının 80 tanesinin
soyadı olarak devam ettiğini de tespit ettik. Ayrıca sözlüklerde geçmeyen ve sülâlenin
soy ağacı olarak bilinen en büyük dedesi anlamına gelen “dipdide” kelimesini de
derledik.
Bir yerleşim yerini, orada yaşayanların sevmesi ve memleketim
demesi, şüphesiz ki oranın taşından toprağından değil, o kişilerin orada sevdikleriyle,
büyükleriyle birlikte geçirdiği günlerden, yıllardan dolayıdır. İşte bu sebeple
geçmişini bilmeyen, sevmeyen geleceğine umutla bakamaz, köksüz bir ağaç gibi kalır.
Yâni geçmişimiz ve kültürümüz bizim yaşama sevincimiz, hayat bağımızdır. Kültür
dünyamızın, birbiri ardına rahmetli olan büyüklerimizle birlikte yok olmaya yüz
tuttuğu ve kültürel yozlaşmanın hızla arttığı bu yıllarda, lâkaplarımız da unutulmasın
dedik ve bu çalışmayı yaptık. Bu çalışmayı yapmamı önce tavsiye eden daha sonra
da teşviklerini esirgemeyen danışman hocam, Yard. Doç. Dr. Halil Altay GÖDE’ye ve
sahada bizden yardımını eksik etmeyen tarih öğretmeni Abdullah BAKIR’a teşekkürlerimi
sunuyorum ve bu çalışmayı tüm Uluborlulu hemşerilerime hediye ediyorum.
25 Ekim 2005
Halil Eren YILDIRIM
Abbazlar
Abbazlar lâkabı, bu ailenin Türklerin Ahbaz Kolu’ndan gelmelerinden
dolayı verilmiştir. (Aileden Mustafa Özgün, Uluborlu’da marangozdur.)
Abdurrahmanlar
Abdurrahmanlar lâkabı, ailenin büyük dedelerinin adının Abdurrahman
olmasından ve sayılıp sevilen biri olmasından dolayı verilmiştir. (AiledenTahsin
Pehlivan, Pehlivanlar Soğuk Hava Deposu’nu işletmektedir.)
Ağdırmazlar
Bu lâkap, ağmak fiilinden gelmektedir. Ağmak yükselmek anlamındadır.
Aileye bu lâkabın verilmesinin sebebi, ailenin orta halli olmasından ve “bu orta
hallilikten kurtulmazlar, hep böyle kalırlar” anlamında verilmiştir. (Aileden Ali
İhsan Sarıgül, ziraatle uğraşmaktadır.)
Ahmetağalar
Ailenin dipdidelerinin adının Ahmet Ağa olmasından dolayı aile
bu lâkabı almıştır. (Aileden Hulki Güleç, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Akalılar
Ailenin atalarının adının Ali olması ve genellikle beyaz renk
kıyâfet ve şapka giymesinden dolayı âile bu lâkabı almıştır. (Aileden Akalı Hüseyin
Amca emeklidir.)
Akbaşlar
Akbaşlar lâkabı, ailenin fertlerinin belli bir yaşa gelince anatomik
olarak saçlarının ak olmasından veya başlarına beyaz bir sarık bağlamalarından dolayı
verildiği tahmin edilmektedir. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden Süleyman Akbaş’ın Uluborlu’da kuyumcudur.)
Alagökler
Sülâlenin gözlerinin açık renk olmasından dolayı aileye bu lâkap
verilmiştir. Aileye önce “Alagöz” denmiş, bu kullanım zamanla “Alagök” şeklini almıştır.
Ailenin hâlen soyadı da Alagök’tür. (Aileden Lütfullah Alagök, Uluborlu’da ziraatle
uğraşmaktadır.)
Alılar
Sülâlenin atalarının adının Ali olmasından ve bu sebeple Ali isminin
ailede çok kullanılmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Zeki Öztunç,
emeklidir.)
Aloğullar
Ailenin atalarının yüzünün kızıl renk olmasından dolayı aile bu
lâkabı almıştır. Aloğulların Uluborlu’nun içme suyuna kavuşmasında, Alaeddin Cami’nin
restore edilmesinde büyük hizmetleri olmuştur. (Aileden Zeki Öztunç, ziraatle uğraşmaktadır.)
Arabacılar
Ailenin atalarının Uluborlu’ya ilk at arabasını getirmelerinden
dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. (Âileden Ünal Aygündüz, Uluborlu’da emeklidir.)
Arabalılar
Ailenin dipdidelerinin adının Arap Ali olmasından dolayı aile
bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Fazıl
Arabalı, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Arapoğulları
Araplar olarak da bilinen bu lâkap ailenin, Arabistan’a hac farizasını
yerine getirmek üzere giden Uluborlulu bir ailenin, dönüşte yanlarında getirdikleri
yetim bir arap çocuğunun soyundan olmasından dolayı aile bu lakabı almıştır. (Aileden
Muzaffer Yeşilbağ, Gülkent Lisesi’nden emeklidir, şu an Uluborlu’da taksicilik yapmaktadır.)
Atıcılar
Sülalenin atalarının halaçlık, yün atıcılığı yapmasından dolayı
aileye bu lâkap verilmiştir. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır.
(Mesut Atıcı, Uluborlu İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ahmet
Atıcı, Uluborlu Çok Programlı Lisesi’nde ambar memurudur.)
Aydoğmuşlular
Ailenin atalarının Keçiborlu’nun Aydoğmuş Köyü’nden ekonomik nedenlerden
dolayı Uluborlu’ya göç etmeleri sebebiyle sülâleye bu lâkap verilmiştir. Aile aynı
lâkabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden İbrahim Aydoğmuş, Uluborlu Çok
Programlı Lisesi’nin kantinini işletmektedir.)
Ayenler (Ayanlar)
Sülâlenin dipdidelerinin memleketin ileri geleni, sözü geçeni
ve güvenilen kişisi olmasından dolayı âile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mustafa
Karaca, Uluborlu’da emeklidir.)
Babbalar
Ailenin atalarının “babba” denilen bebek ayakkabısı yapmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Halil İbrahim Akbaş, özel idarede çalışmaktadır.)
Baltalar
Ailenin atalarının, tarlaya bahçeye giderken elinde sürekli balta
olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak
kullanmaktadır. (Aileden Mehmet Balta, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Banakçılar
Ailenin atalarının düğünlerde, Uluborlu’nun geleneksel yemeği
olan “Banak” yemeğini yapmalarından yani düğün aşçısı olmalarından dolayı aileye
bu lâkap verilmiştir. Banak yemeği Uluborlu’nun geleneksel bir yemeğidir, şöyle
yapılır: Koyun ya da dana eti haşlanır. “Banak tabağı” denilen bakırdan yapılan
özel tabağa pideler dizilir. Haşlanan et suyuyla beraber tabağa dökülür, biraz beklendikten
sonra yemek, sunulmaya hazır duruma gelmiş olur. Haşlanmış eti ve etin suyunu emmiş
olan pideleri yemeğe doyum olmaz. (Bu âileden Ülkü Işıldar, DSİ’den emeklidir.)
Bassızlar
Ailenin atalarının halkın örf adet ve geleneklerine uygun hareket
etmemesinden dolayı aile “Başsız” lâkabını almıştır. Başsız lakabı zamanla söylene
söylene “Bassız” şeklini almıştır. (Aileden Ali Başkök, Uluborlu Belediyesi’nde
çalışmaktadır.)
Battallar
Ailenin soyunun “Seyit Battal Gazi”den gelmesinden dolayı aile
bu lakabı almıştır. Aile hâlen lakaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden
Kemal Battal, ziraatle uğraşmaktadır.)
Bavlular
Ailenin atalarının (Sütçüler’in eski adı olan) Pavlu’dan ekonomik
sebeplerden dolayı Uluborlu’ya göçmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden
Alaaddin Günendi, Uluborlu’da emeklidir.)
Bayrambeyler
Ailenin ataları olan Bayram Bey’in isminden dolayı aile bu lâkabı
almıştır. Bayram Bey’in maddi durumunun iyi olmasının yanında halk, Bayram Bey’e
duyduğu saygıdan dolayı “Bey” demiştir. (İbrahim Aydoğmuş’un dayı tarafı bu lakâbı
kullanmaktadır.)
Bedirler
Uluborlu’da yaygın olarak kullanılan bu lâkabın nereden geldiği
(aile fertleri tarafından da) bilinmemektedir. (Aileden Mustafa Özer Uluborlu’da
maliyede memur olarak görev yapmaktadır.)
Behirler
Ailenin atalarının pazarda sebze meyve satarken tartının beherine
yani tartıdaki daranın düşülmesinden sonraki net ağırlığa dikkat etmelerinden, hak
yememeye özen göstermelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Kenan Süsler,
Uluborlu Belediyesi’nin altında gazete, dergi bayiliği yapmaktadır.)
Benderliler
Ailenin atalarının İran’ın Bender Bölgesi’nden yüzyıllar önce
Anadolu’ya ve daha sonra Uluborlu’ya göçüp gelmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır.
(Aileden Yılmaz Erbaş, emekli astsubaydır.)
Bestelciler
Ailenin atalarının ayva, kayısı, dut gibi meyvelerden pestil yapmalarından
dolayı sülâleye bu lâkap verilmiştir. Pestilciler lâkabı söylene söylene Bestelciler
şeklini almıştır. Pestilin yapılışı şöyledir: Pestili yapılacak meyve (ayva, kayısı,
dut) önce büyük bir kazana konur, belli oranda suyla haşlanır, haşlama esnasında
biraz un ve pekmez (dut pestili yaparken katılmaz) katılır. Karışım istenilen kıvama
(muhallebi kıvamına) gelinceye kadar tadına ve sıvılığına bakılarak karıştırılır
kaynatılır, daha sonra kaynatılan kazandan tepsi ve sinilere (bazı bölgelerde temiz
bezlere dökülür.) dökülür, soğumaya bırakılır. Pestil soğuyunca düzenli bir şekilde
kesilip saklanır. Gıda maddelerinin az olduğu dönemlerde, tarlada çalışırken, çay
içerken, atıştırma zamanlarında afiyetle yenirmiş. (Aileden Ahmet Basri Uysal, Uluborlu
Belediyesi’nde memur olarak çalışmaktadır.)
Bitikler
Ailenin atalarının boyunun kısa boylu olmasından dolayı, aile
bu lâkabı almıştır. (Aileden Ahmet Ertaş, Uluborlu’da emeklidir.)
Boldonlular
Sülalenin dipdidelerinin bol tarzda şalvar giymesinden dolayı,
aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mustafa Yüksel, emekli savcıdır.)
Boşnaklar
Ailenin atalarının asıllarının Boşnak olup Saraybosna’dan göçüp
gelmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Çekiç, Uluborlu Belediyesi’nde
memurdur.)
Bozyokuşlar
Ailenin evlerinin Uluborlu’daki eski şehirde boz bir yokuşta olmasından
dolayı sülâle bu lâkabı almıştır. Aile bu lâkabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden İsmail Bozyokuş, Uluborlu Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
Böcüler
Ailenin atalarının esmer olması ve ilk görünce insana korku vermesinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Erol Başçoban, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Bölükler
Bu aileden yaşayan kimse kalmadığı için lâkabın anlamı hakkında
bilgi alacak kimse yoktur, fakat lâkap daha önceleri Uluborlu’da yaygın kullanılan
bir lakaptır.
Buçuklar
Ailenin atalarının kısa boylu, küçük yapılı insanlar olmasından
dolayı, aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Hayri Turan, İleydağı Köyü’nde kahvecilik
yapmaktadır.)
Bulduklar
Ailenin atalarının çocukken kaybolması ve ardından bulunması sonucunda
aile bu lâkabı almıştır, hâlen bu lâkapla yaşayan kimse kalmamıştır. (Mehmet Çetintırnak,
anne tarafından dedelerinin Bulduklar lakabını kullandıklarını söyledi.)
Camızallar
Ailenin atalarının adının Ali olmasından ve ailenin manda beslemesinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Vedat Gedik, Uluborlu Belediye’sinde hizmetlidir.)
Ceditler
Sülalenin dipdidelerinin Uluborlu’da yeni yemeni, yeni ayakkabı
yapmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen aynı lâkabın anlam olarak
Türkçe’sini soyadı olarak kullanmaktadır. (Mustafa Yeni, Uluborlu’da çiftçilikle
uğraşmaktadır.)
Cennetler
Ailenin atalarının dindar bir aile olmasından ve ninelerinin adının
cennet olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ahmet Sağlam, emeklidir.)
Cepkenler
Sülâlenin atalarının farklı tip yelek, cepken giymelerinden dolayı,
aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Anıl, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Cerrahlar
Ailenin dipdidelerinin tabip olmasından dolayı aile bu lâkabı
almıştır. Aile Uluborlu’da yaşamamakta, yazdan yaza tatil için gelmektedir.
Cıngıdıklar
Ailenin atalarının cin gibi akıllı olmasından ve boyunun da kısa
olmasından dolayı aile “Cin güdük” lâkabını almıştır. Cin güdük lakabı söylene söylene
“Cıngıdık” şeklini almıştır. (Aileden Hüseyin Cingöz, emekli deniz astsubayıdır.)
Coşkunlar
Ailenin atalarının neşeli, mutlu insanlar olmalarından dolayı
aile bu lakabı almıştır. Aile, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır ve aynı lakabı
soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Kemal Coşkun, emekli albaydır. )
Cökeler
Cöke kelimesi kağıt oyunundaki “joker” kağıdından gelmektedir.
Ailenin atalarının iyi kağıt oynamasından ve hep jokerle oyun bitirmesinden dolayı
aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Keskin Balta, Antalya’da otelde çalışmaktadır.)
Çadırcılar
Ailenin atalarının eskiden keçeden Yörük Çadırı dikmelerinden
dolayı, aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır.(Aileden
Metin Çadırcı, Uluborlu’da fotoğrafçılık yapmaktadır.)
Çakıraliler
Ailenin büyük dedelerinin lakabının Çakır Ali olmasından dolayı
aile bu lâkabı almıştır. Ailenin gözleri genellikle açık renk olmaktadır. (Aileden
Ali İnal, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Çakırlar
Ailenin dipdidelerinin gözlerinin açık renk olmasından dolayı
aileye bu lâkabı almıştır. Ailenin on sene önce ölen büyüğü Hasan Kiriş’in lakabını
kullanarak evlatları “Çakır Hasan İlköğretim Okulu” yaptırmışlardır. Aile Uluborlu’da
ve Aydın’da yaşamaktadır. (Aileden Recai Kiriş, emekli subaydır, hâlen Uluborlu’da
ziraatle uğraşmaktadır.)
Çamışlar
Ailenin atalarının kısa boylu, esmer, yapılı, iş bitiren olmasından
dolayı (camıza benzetilerek) aile bu lâkabı almıştır. Ailenin dipdidesinin, askerden
geldiğinde hiçbir malı mülkü, evi barkı yokmuş, kahvede yatıp kalkarmış ama çalışkanlığıyla,
herkesin güvenini kazanmış ve zamanla mal-mülk sahibi olmuş, aile kurmuş. (Aileden
Mehmet Yalkut, Uluborlu’da tuhafiyecidir.)
Çanlılar
Dipdidelerinin hayvancılıkla uğraşırken, koyunlarına farklı bir
çan takmasından dolayı bu aile lâkabı almıştır. Uluborlu’nun en köklü ailelerindendir.
Aile aynı lakabı hâlen soyadı olarak taşımaktadır. (Ailenin büyüğü Hasan Çanlıoğlu
Uluborlu’da emeklidir, Turgay Çanlıoğlu ziraatle uğraşmaktadır.)
Çarıklar
Ailenin atalarının eskiden ham deriden hafif ayakkabı yapmalarından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Cafer Karataş, Uluborlu’da emeklidir.)
Çerçinliler
Sülâlenin atalarının Burdur-Çerçinli’den göçmelerinden dolayı
aile bu lakabı almıştır. Aile aynı lakabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden
Mehmet Çerçinli, Uluborlu Belediyesi’nden emeklidir.)
Çetiler
Ailenin atalarının çetin güçlü kimseler olmasından dolayı aile
bu lâkabı almıştır. “Çetin” lakabı zamanla söylene söylene “Çeti” şeklini almıştır.
(Aileden İlhan Çetiner emekli albaydır.)
Çıkrıkçılar
Ailenin dipdidelerinin dokuma tezgâhı işletmesinden, (dokuma tezgahının
çıkrıklardan oluşmasından ve devamlı çıkrık sesinin gelmesinden) dolayı aile bu
lâkabı almıştır. (Aileden Saim Erdal, Etibank’dan emeklidir.)
Çıracılar
Ailenin atalarının eskiden çıra odunlarını parçalayıp satmalarından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ahmet Sarıkaya, Uluborlu’da işçidir.)
Çiftçiler
Ailenin dedelerinin çiftçilikle uğraşmasından dolayı aileye bu
lâkap verilmiştir. Aile bu lâkabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Erdoğan
Çiftçisoy, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Çilalılar
Ailenin atalarının adının Ali olması ve yüzünün çilli olmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Rifat Akdoğan, emekli başkomiserdir.)
Çilengirler
Ailenin dipdidelerinin çilingir olmalarından dolayı aile bu lâkabı
almışlardır. Aile bu lâkaplarını halen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Hüseyin
Çilengir ve Edip Çilengir, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadırlar.)
Çimenler
Ailenin atalarının evlerinin çimenlik bir yerde olmasından dolayı
aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen bu lâkabı soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden
Mustafa Çimen, Uluborlu Adliyesi’nde kâtiptir.)
Çitaklar
Çitak kelimesi Kuman Kıpçak Türkçesi’nde “kavgacı” anlamına gelmektedir.
Ailenin atalarının kavgacı bir yapıya sahip olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır.
(Aileden İbrahim Aşçı, emekli öğretmendir.)
Çopurlar
Ailenin dipdidelerinin geçirdiği çiçek hastalığı sebebiyle yüzünde
oluşan çiçek bozuğundan dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen aynı lakabı soyadı
olarak kullanmaktadır. (Aileden Nadir Çopur, Uluborlu’da eczâcıdır.)
Çukurcalar
Ailenin evinin çukur bir yerde olmasından dolayı aile bu lakabı
almıştır. Aile hâlen lâkabını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Muammer Çukurca,
müfettiştir.)
Damgacılar
Ailenin atalarının damgacılık yapmasından dolayı aile bu lâkabı
almıştır. Damgacılık, halkın hayvancılıkla geçindiği dönemde önemli bir meslekmiş.
Hayvanın yaşamını tehlikeye sokacak yaralar ve iltihaplı bölgeler kızdırılmış demir
damgayla dağlanırmış, hayvan belki bir an için acı çeker ama daha sonra o yaradan
kurtulurmuş. (Aileden şu an için Uluborlu’da yaşayan kimse kalmamıştır. Eski belediye
başkanlarından Hüsnü Damgacı ölmüştür.)
Davulcular
Ailenin atalarının ramazanda davul çalıp, mâni okumasından dolayı
aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Zekâi Akgül, Uluborlu’da esnaftır.)
Dellanlar
Ailenin dipdidelerinin uzun boylu ve yakışıklı olmalarından dolayı
“Dalyan gibi delikanlılar” denmiş ve aile “Dalyan” lâkabını almıştır. Dalyanlar
lâkabı zamanla söylene söylene “Dellanlar” şeklini almıştır. (Aileden Mehmet Yeşildal,
Uluborlu’da emeklidir.)
Demirçavuşlar
Ailenin atalarının askerde çavuşluk, sivil hayatta da demircilik
yapmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkabının demir kısmını soyadı
olarak kullanmaktadır. (Aileden Süleyman Demir emekli polistir.)
Deveciler
Ailenin dipdidelerinin devecilik yapmasından dolayı aile bu lâkabı
almışlardır. Aile bu lâkabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Hidâyet
Deveci, Uluborlu’da fırıncıdır.)
Dideler
Ailenin atalarının dedelerin sağ ve birlikte uzun yıllar yaşamalarından
dolayı aile bu lâkabı almıştır.Aileden şu an için kimse kalmamıştır.
Dikkulaklar
Ailenin atalarının kulaklarının anatomik olarak dik olmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile bu lâkabı, hâlen soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden Ali Dikkulak, Uluborlu İlçe Halk Kütüphanesi’nde memurdur.)
Dilliler
Ailenin atalarının çok konuşan, konuşmayı seven kimseler olmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aileden şu an için yaşayan kimse kalmamıştır.
Donmanlar
Ailenin atalarının şişman, toplu bir yapıya sahip olmalarından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Kâmil Akbaş, Uluborlu’da marketçidir.)
Dömbekçiler
Ailenin dipdidelerinin dümbelek (çömleğe deri geçirilerek yapılan
bir tür darbuka) yapmalarından ve bunu çalmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır.
Aile bu lakabı hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Cemal Dömbekçi, Uluborlu’da
PTT’de çalışmaktadır.)
Döneller
Bu lakabın aslı “Dönenler” şeklindedir zamanla söylene söylene
“Döneller” şeklini almıştır. Lâkabın verilişi hakkında iki düşünce vardır. Biri
ailenin atalarının daha önce Alevî ( bir rivâyete göre Hıristiyan) inanışına sahipken
daha sonra Sünnî inanışına geçmelerinden dolayı aile bu lakabı almıştır. Diğer rivâyet
ise “dönel” kelimesinin anlamı yükselişten sonraki iniş, yokuştan aşağı iniştir.
Döneller’in evi de iniştedir. Aile halen lakabını soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden Rıza Dönel, hukukçudur, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Duraklar
Atalarımız Orta Asya’dan gelirken belli yerleri durak olarak kabul
ederlermiş, bu ailenin ataları da Uluborlu’yu durak yeri olarak kabul etmişler.
Aileye de bu sebepten dolayı “Duraklar” denilmiş. Aile bu lâkabı, hâlen soyadı olarak
kullanmaktadır. (Aileden İsmet Durak emeklidir, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Düğüncüler
Ailenin atalarının Uluborlu’da düğüncülük yapmalarından yani düğünlerde
çalgı çalmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile bu lâkabı, hâlen soyadı
olarak kullanmaktadır. (Aileden Hasan Düğüncü ve İbrahim Düğüncü, Uluborlu’da emeklidirler.)
Düknüler
Bu lâkabın anlamı bilinmemektedir. Aile fertleri tarafından da
bilinmemektedir. (Aileden Tahsin Çetinkaya Uluborlu’da demircidir.)
Ellezler
Ailenin dipdidelerinden birinin adının İlyas olmasından ve bu
sebeple ailede İlyas adının çok kullanılmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır.
(Aileden Yaşar Kirazlı, DDY’den emeklidir ve hâlen ziraatle uğraşmaktadır.)
Emekler
Ailenin atalarının her zaman, emek harcayan, çalışkan kimseler
olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile şu an lâkabını soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden Mehmet Emek, Uluborlu Belediyesi’nden emeklidir.)
Emirler
Ailenin atalarının Osmanlı İmparatorluğu zamanında vergi toplamakla
görevli devlet görevlisi olmasından dolayı, aileye bu lâkabı almıştır. (Aileden
Kemal Emir, emeklidir.)
Enzeller
Ailenin ataları Uluborlu’ya önce misafir olarak geçici gelmişler
fakat daha sonra Uluborlu’yu sevip, buraya yerleşmişler. Uluborlu halkı bu aile
için “nezl” kökünden gelen “misafir olanlar” anlamındaki enzel kelimesini kullanmış
ve daha sonra aile bu lâkapla anılır olmuştur. (Aileden İbrahim Pekçevik, Uluborlu’da
muhtardır ve aynı zamanda berberlik yapmaktadır.)
Eyyublar
Ailenin dipdidelerinin adının Eyüp olmasından ve bu sebeple ailede
Eyüp adının çok olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Hâlen aile Çopur soyadını
kullanmaktadır. (Aileden Halil Çopur, Uluborlu Çok Programlı Lisesi’nde çalışmaktadır.)
Fakılar
Ailenin atalarının İslâm fıkıh ilminin üstâdı, hocası olmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. “Fakih” fıkıh ilminin üstâdı anlamına gelmektedir,
daha sonra söylene söylene “Fakı” şeklini almıştır. (Aileden Muhlis Tuncay, Ak Parti
İl genel meclisinde üyedir.)
Fatmalar
Ailenin büyüklerinden bir ninenin adının Fatma olmasından, ve
Fatma Nine’nin çok sayılıp sevilen bir karaktere sahip olmasından dolayı aile bu
lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Özbakır, emeklidir, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Ferzallar
Bu lakap ailenin dipdidesinin adı olan Feriz Ali’den gelmektedir,
söyleyiş kolaylığından dolayı zamanla Ferzallar şeklini almıştır. Ailenin atası
Feriz Ali’nin sevilen, sayılan birisi olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır.
(Aileden Mehmet Emin Demirağ, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Fındıklar
Ailenin atalarının fizik olarak ufak yapılı kimseler olmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. Uluborlu’nun ilk şoförlerinden Fındık Tevfik bu
lakabı taşımıştır, şu an için bu lâkaptan yaşayan kimse kalmamıştır.
Gafleler
Lâkabın nereden geldiği ve veriliş hikayesi bilinmemekle birlikte,
gaflet kelimesinden geldiği muhtemeldir. (Aileden Samim Onur, Uluborlu’da veteriner
hekimdir.)
Galaklar
Galak kelimesi kibir anlamına gelmektedir, ailenin dipdidelerinin
biraz gururlu birisi olmasından dolayı, aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Hüseyin
Güçlü, Uluborlu’da taksicilik yapmaktadır.)
Gamitler
Lâkabın anlamı kimse tarafından bilinmemektedir. (Aileden İbrahim
Küçükeroğlu, Uluborlu’da İpragaz Bayii’dir.)
Gantinciler
Ailenin atalarının askerlik yaptığı dönemde kantin işletmesinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Osman Işık, Uluborlu Devlet Hastanesi’nde
memurdur.)
Garacalılar
Sülâlenin dipdidelerinin, herkesin tarlalarında sebze, meyve işleriyle
uğraştığı bir zamanda; onların tarlalarına çalı, odun parçaları koymalarından dolayı
âile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mustafa Karacalı Uluborlu’da terzidir, aynı zamanda
ziraatle uğraşmaktadır.)
Garacaörenliler
Ailenin atalarının Afyon Karacaören’den, ekonomik sebeplerden
dolayı Uluborlu’ya gelip yerleşmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden
Mehmet Ertem, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Garadeliler
Ailenin atalarının dengesiz davranışlarda bulunmasından ve teninin
esmer olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Şu an için Uluborlu’da bu lakaptan
yaşayan kimse kalmamıştır.
Garahasanlar
Ailenin atalarının adının Hasan olmasından ve Hasan Amca’nın esmer
bir tene sahip olmasından dolayı, aile bu lâkabı almıştır. İsmin başındaki kara
sıfatı esmerlik anlamında kullanıldığı gibi; işbitiren, sağlam, güvenilir anlamlarına
da gelmektedir. (Aileden Ahmet Çaylak Uluborlu’da muhtardır.)
Garaimamlar
Ailenin atalarının, ilçenin hatırı sayılır imamlarından olmasından
dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. İsmin başındaki kara sıfatı esmerlik anlamında
kullanıldığı gibi; işbitiren, sağlam, güvenilir anlamlarına da gelmektedir. (Aileden
Rasim Tığrak, emekli komiserdir.)
Garaoğlanlar
Ailenin atalarının “kara yağız delikanlılar” olmasından dolayı,
aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkapların soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden
Ahmet Nedim Karasoy, hayırsever bir iş adamıdır.)
Gatineciler
Ailenin atalarının düğünlerde keman, çalgı çalmalarından dolayı
aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Yalçınkaya, Uluborlu’da sebzecilik yapmaktadır.)
Gazepler
Ailenin atalarının gazaplı yani öfkeli kimseler olmasından dolayı
aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mesut Kıvrak, Uluborlu’da imamdır.)
Gedikler
Bu lâkabın nereden geldiği bilinmemektedir. (Aileden Mehmet Gedik,
Uluborlu’da emeklidir.)
Gençeliler
Ailenin atalarının ekonomik sebeplerden Senirkent’in Gençeli Köyü’nden
Uluborlu’ya göçüp yerleşmeleri sebebiyle aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet
Çetintırnak, Ziraat Bankası’ndan emeklidir, Mehmet Çetintırnak’ın daha çok annesi
tarafı bu lakabı kullanmaktadır.)
Geressinliler
Ailenin atalarının Gönen’in Geresin Köyü’nden (Uluborlu’da ekonomik
olarak geçinme imkanlarının daha iyi olması sebebiyle) Uluborlu’ya göçüp yerleşmelerinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Bu aileden şu an Uluborlu’da yaşayan kimse kalmamıştır,
ölmüşlerdir.)
Gettiler
Ailenin atalarının çok eskiden Uluborlu’dan gitmelerinden dolayı
aile bu lâkabı almıştır. Ailenin torunları daha sonra Uluborlu’ya geri dönmüşler
ve bu lâkapla anılmışlardır. (Aile şu an Antalya’da ikâmet etmektedir.)
Gıdımıklar
Ailenin atalarının kısa boylu olması ve hızlı hızlı yürümesinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Yazgan çiftçilikle uğraşmaktadır.)
Gıldaşlar
Ailenin atalarının keçe kılından yapılmış başlık, taç giymesinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır ve hâlen bu lâkabı soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden Yaşar Gıldaş, diş teknisyenidir. )
Gırışlar
Ailenin atalarının (çok gülmelerinden dolayı) yüzlerinin kırışmış
olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Osman Kırış, Uluborlu’da ziraatle
uğraşmaktadır.)
Gocagötler
Ailenin atalarının anatomik olarak kalçalarının büyük olmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden İsmet Kiriş, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Gocakulaklar
Ailenin atalarının anatomik olarak kulaklarının büyük olmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mustafa Çiftçi, Uluborlu Belediyesi’nde
çalışmaktadır.)
Gocaosmanlar
Ailenin atalarının adının Osman olması ve iri yapılı olmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden biri olarak bilgi aldığımız Uluborlu Çok
Programlı Lisesi’nde hizmetli olarak görev yapan Osman Arıcan’ın hem adı Osman ve
hem de iri vücûda sahip.)
Gorukçular
Ailenin atalarının üzümün olgunlaşmamışı olan goruktan ve suyundan
yemeğin yanında kaşıklanan bir içecek yapması ve bunu çok sevmelerinden dolayı aile
bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden
Kemal Gorukçu, Uluborlu’da emeklidir.)
Gozalaklar
Ailenin atalarının şapkasının üstünde kozalağa benzeyen küçük
bir topuzun olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ali Bademli, Uluborlu
Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
Göğlemezler
Göğlemez kelimesi olgunlaşmayan, göğermeyen meyveler için kullanılır.
Ailenin atalarının o dönemde olgun davranışlar sergilememesinden dolayı aile bu
lâkabı almıştır.(Aileden Ahmet Basri Uysal, Uluborlu Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
Göğoğlanlar
Ailenin atalarının gözlerinin renginin gök rengi olmasından dolayı
aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Acar, Uluborlu’da erkek kuaförüdür.)
Gökhasanlar
Ailenin atalarının adının Hasan olması ve göz renginin de mavi
olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Kirazlı, Uluborlu Belediyesi’nde
çalışmaktadır.)
Götükesikler
Ailenin ardı, soyu kesik olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır.
Şu an aileden kimse kalmamıştır.
Götükuşaklılar
Ailenin atalarının herkesin beline taktığından farklı tarzda kuşak
takmasından ve o kuşağın belden aşağıya doğru sarkmasından dolayı aile bu lâkabı
almıştır. (Aileden Recep Atasoy, Uluborlu’da fırıncıdır.)
Gucurlar
Ailenin soyunun Kaçar Boyu Türklerinden gelmesinden dolayı aile
bu lâkabı almıştır. Kaçar kelimesi zamanla söylene söylene değişime uğramış ve Kucur
şeklini almıştır. Aile hâlen lakaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden
Yaşar Kucur emeklidir.)
Gullimler
Bu lakâbın aslı Gulam şeklindedir ve Gulam kelimesi Kuman Kıpçak
Türklerinde “istihdam edilen asker” anlamına gelmektedir. Ailenin atalarının bu
askerlerden olmasından dolayı aile bu lakabı almıştır. Bu durumu Uluborlulu Tarihçi
Abdullah Bakır, tarihî kaynaklarda bulmuş, tespit etmiştir. (Aileden Mustafa Kabasakal,
öğretmendir.)
Gundiler
“Gundi” kelimesi Arapça’da “çiftçi” anlamına gelmektedir. Ailenin
atalarının çiftçi olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Gürçay,
Uluborlu’da esnaftır.)
Guruveliler
Ailenin ataları olan Veli Amca’nın uzun boylu ve zayıf olmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Basri Öztürk, Uluborlu İmam Hatip lisesi’nde
görev yapmaktadır.)
Gutipler
Ailenin atalarının, yön gösteren, kutup, âlim olmalarından dolayı
aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Acar Uluborlu’da berberdir.)
Guyrukçular
Ailenin dipdideleri olan Kuyrukçu İbrahim Amca’nın, koyun kesildikten
hemen sonra koyunun sıcak iç yağlarını, kuyruk yağlarını, yemesinden dolayı aile
bu lâkabı almıştır. Aile hâlen bu lakabı soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Muazzez
Kuyrukçu, Uluborlu’da emeklidir.)
Güccükler
Ailenin atalarının fizik olarak küçük olmalarından dolayı aile
bu lâkabı almıştır. Aile hâlen bu lâkabı soyadı olarak taşımaktadır. (Türkiye’nin
meşhur ressam-karikatüristlerinden Lütfi Küçük, bu aileye mensuptur.)
Güdükler
Ailenin atalarının anatomik olarak kısa boylu olmalarından dolayı
aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mustafa Ünal, Uluborlu’da emeklidir, ziraatle
uğraşmaktadır.)
Güllüler
Ailenin dedelerinin evinin bahçesinde, evin önünde güzel güller
yetiştirmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Postacı Cevat Dömbekçi’nin kayınları
bu lakabı kullanmaktadır.)
Gümüşiğneler
Ailenin atalarının çok usta terzi olmasından dolayı aile bu lâkabı
almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Nevzat Gümüşiğne,
konfeksiyoncudur.)
Haceller
Ailenin atalarının adının Hacı Ali olmasından dolayı aile bu lakabı
almıştır. (Aileden Mehmet Nardal, Uluborlu’da emeklidir, ziraatle uğraşmaktadır.)
Hacıahmetler
Ailenin dipdidelerinin adının Ahmet olması ve hacca gidip gelmesinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mesut Kıvrak, Uluborlu’da imamdır.)
Hacıhafızlar
Ailenin atalarının hafız olması ve hacca gitmesinden dolayı aile
bu lâkabı almıştır. (Aileden Saim Ulusoy, PTT Telekom Uzmanıdır.)
Hacıhakkiler
Ailenin atalarının adının Hakkı olması ve hacca gitmesinden dolayı
aileye bu lâkap verilmiştir. (Aileden Emin Arda, Uluborlu’nun eski belediye başkanlarındandır.)
Hacıhasanağalar
Ailenin dipdidelerinin adının Hasan olması ve Hac farizasını yerini
getirmesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Abdullah Ertem, emekli öğretim
üyesidir.)
Hacıhasanlar
Ailenin atalarının adının Hasan olması ve hacca gidip gelmesinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Ahmet Peştemalci, Uluborlu Atatürk İlköğretim
Okulu Müdürü’dür.)
Hacıhüsnüler
Ailenin dipdidelerinin adının Hüsnü olması ve hacca gidip gelmesinden
dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. (Aileden Ahmet Yıldız, Uluborlu’da emeklidir.)
Hamballar
Ailenin dipdidelerinin hamallık yapmasından dolayı aile bu lâkabı
almıştır. (Aileden Ahmet Ekmekçi, emekli öğretmendir.)
Hamzalar
Ailenin ataların adının Hamza olmasından dolayı aile bu lâkabı
almıştır. Şu an için bu aileden yaşayan kimse kalmamıştır.
Hanaylar
“Hanay” iki katlı eski tip evlerin, ikinci katının geniş ve işlemeli
bir dışarıyı açık, geniş bölümüne denir Ailenin evlerinin “hanay” denilen kısmının
büyük ve gösterişli olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını
hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Halit Hanay, Isparta’da esnaftır.)
Hancılar
Ailenin atalarının eskiden Uluborlu’da hancılık yapmasından, han
işletmesinden dolayı bu lâkabı almıştır. (Aileden Hüseyin Yetkin, Uluborlu Belediyesinden
emekli olmuştur.)
Hatıplar
Sülâlenin dipdidelerinin mahallenin danışılan, bilgili kişisi
olmasından ve hitâbetinin güzel olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden
Selahattin Yıldırım, emekli nüfus müdürü’dür.)
Hayranlar
Ailenin atalarının Eğirdir Gölü’nün kuzeyindeki Hoyran Bölgesi’nden,
ekonomik nedenlerden dolayı göç edip Uluborlu’ya yerleşmeleri sebebiyle aile bu
lâkabı almıştır. Hoyran lâkabı zamanla söylene söylene Hayran şeklini almıştır.
(Aileden Nail Üstaş, Uluborlu’da emeklidir.)
Hayratlar
Ailenin atalarının hayırsever olmalarından ve hayratlar yaptırmalarından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aileden şu an için Uluborlu’da kimse kalmamıştır.
Hellihafızlar
Ailenin atalarının hâfız olmasından ve atalarının adının Halil
olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile şu an Uluborlu’da oturmamakta, İzmir
ve Denizli’de yaşamaktadır.
Hemekerler
Ailenin atalarının hep tarımla uğraşmalarından ve çalışkan olmalarından
dolayı aileye “Hepekerler” denilmiştir, zamanla “Hepekerler” lâkabı “Hemekerler”
şeklini almıştır. (Aileden Süreyya Turhan, Uluborlu’da çiftçilikle uğraşmaktadır.)
Hoşapçılar
Ailenin soyunun Hoşapzâde Sarı Süleyman Paşa’dan gelmesinden dolayı
aile bu lâkabı almıştır. Hoşapzade Sarı Süleyman Paşa, Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde
Van, Bursa ve Isparta Beylerbeyliği yapmıştır. (Aileden Selçuk Duruer, Uluborlu’da
ziraatle uğraşmaktadır.)
Hörüler
Hör veya diğer kullanımıyla hor, miras anlamına gelmektedir. Ailenin
büyük bir mirasa sahip olmalarından dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. (Aileden
Halil Hatay, Isparta’da esnaftır.)
Hünükler
Hünük ılık suya verilen isimdir. Bu ailenin atalarının yumuşak
huylu insanlar olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen bu lakabı
soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Hüseyin Hünük, Uluborlu Belediyesi’nde çalışmaktadır.)
İbiciler
Ailenin atalarının dokuma tezgahında ip dokumalarından dolayı
aile “İpciler” lâkabını almışlar, daha sonra lâkap söylene söylene “İbiciler” şeklini
almıştır. “İbiciler” eski dönemde yünden alaca denilen, urba dikilen kumaşı dokumuşlardır.(Aileden
Mustafa Arıcan, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
İğciler
Ailenin atalarının ip eğirmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır.
Aile hâlen aynı lâkabı soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Mustafa İğci, Uluborlu’da
emekli öğretmendir.)
İmrehollar
Ailenin atalarının adının Emre olmasından dolayı aile bu lâkabı
almıştır. Emreoğulları lâkabın aslıdır, lâkap söylene söylene imrehollar şeklini
almıştır. Aile hâlen aynı lâkabı soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Abdullah İmre,
Uluborlu’da marangozdur.)
İncesulular
Ailenin atalarının Keçiborlu’nun (daha önce Dinar’a bağlı olan)
İncesu Köyü’nden, ekonomik sebeplerden dolayı Uluborlu’ya göçmeleri sebebiyle aile
bu lâkabı almıştır. Aile, hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden
Şükrü İncesu, ziraatle uğraşmaktadır.)
İshaklar
Ailenin atalarının adının İshak olmasından dolayı aile bu lâkabı
almıştır. (Aileden Tevfik Akın, ziraatle uğraşmaktadır.)
İsmailler
Ailenin atalarının adının İsmail olmasından ve ailede İsmail adının
yaygın olarak kullanılmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Celal Çelik,
Uluborlu’da emeklidir.)
Kabasakallar
Ailenin atalarının sakalının gür olmasından dolayı aile bu lâkabı
almıştır. Aile hâlen bu lâkabı soyadı olarak taşımaktadır (Aileden Hüseyin Kabasakal,
Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Kadılar
Ailenin atalarının Osmanlı İmparatorluğu döneminde kadı olmasından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aileden şu an için Uluborlu’da yaşayan kimse kalmamıştır.
Kadirler
Ailenin atalarının adının Kadir olmasından ve ailede Kadir adının
yaygın olarak kullanılmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Hasan Akaya,
pazarcılıkla uğraşmaktadır.)
Kahyaliler
Ailenin atalarının adının Ali olması ve bir zenginin yanında kahyalık
yapmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lakaplarının bir kısmı olan kahya
adını aile soyadı olarak taşımaktadır. (Aileden Ahmet Kahyatepe, Uluborlu’da imamdır.)
Kalaycılar
Ailenin atalarının kalaycılık yapmalarından dolayı aile bu lâkabı
almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. Ayrıca bu ailenin
dedeleri İstanbul’da Sultan Vahdettin’in imamlığını da yapmıştır. (Aileden Cengiz
Özkalaycı, bağ kur emeklisidir.)
Kalıpçılar
Ailenin atalarının, saman ve beyaz toprağı kararak yapılan çamuru
kalıplara dökerek o dönemde ev yapımının hammaddesi olan kerpiç blokları hazırlamalarından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden Yakup Kalıpçı, Uluborlu’da emekli memurdur.
Kamerler
“Kamer” kelimesi “ay” demektir. Ailenin atalarının ay gibi güzel
yüzlü olmalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Makbule Işık, Uluborlu’da
emeklidir.)
Kâmiller
Ailenin atalarının adının Kâmil olmasından ve ailede Kâmil adının
yaygın olarak kullanılmasından dolayı aile bu lakabı almıştır. (Aileden Kâmil Akkaya
Uluborlu’da pidecidir.)
Kapıcılar
Ailenin atalarının, eski tür tahtadan geçmeli, bir tek çivi bile
kullanılmadan yapılan “Künde kâri” denilen kapılar yapmalarından dolayı aile bu
lâkabı almıştır. Aile hâlen aynı lâkabı soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden İbrahim
Kapıcı, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Karabıyıklar
Ailenin atalarının bıyığının da koyu siyah renk olmasından ve
devamlı bıyık bırakmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet İnaltı,
Uluborlu’da berberdir.)
Karagözler
Ailenin atalarının ve diğer bireylerinin gözlerinin koyu siyah
renk olmasından dolayı aileye bu lakap verilmiştir. (Aileden Ali İhsan Uzun, Uluborlu’da
kahve işletmektedir.)
Karallar
Ailenin atalarının adının Ali olması ve esmer olmasından dolayı
aile “Kara Aliler” lâkabı almıştır. Lâkap söylene söylene “Karallar” şeklini almıştır.
Ayrıca ailede Ali adı yaygın olarak kullanılmaktadır, şu an ailenin yarısı İleydağı
Köyü’nde yaşamaktadır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden
Abdullah Kara, ziraatle uğraşmaktadır.)
Kaşıkçılar
Ailenin atalarının simsi ve armut ağacından tahta kaşık yapmalarından
dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden Mehmet Kaşıkçı Uluborlu’da taşımacılıkla uğraşmaktadır.)
Katırcılar
Ailenin atalarının Uluborlu’da katırcılık yapmalarından dolayı
aile bu lâkabı almıştır. Ailenin ataları Uluborlu’dan Çapalı tren istasyonuna katırlarla
insan ve eşya taşımacılığı yaparlarmış. (Aileden Ünal Özkan, Uluborlu’da Özkan Eczanesi’nin
sahibidir.)
Kavaslar
Ailenin dipdidelerinin sağır olmasından ve meclislerde devrin
ileri gelenlerine hizmet etmesinden diğer bir rivayete göre de ailenin atalarının
telefon telgraf direği dikmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Kavas İsmail
Amca ölünce aileden kimse kalmamıştır.)
Keçeciler
Ailenin atalarının, o dönemde insanların hayatında büyük yeri
olan keçe denilen (koyun yününden yapılan kepenek ve sergi olarak kullanılan) sıkıştırılmış
yünü yapıp satmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Turhan Şengök, emekli
öğretmendir ve Uluborlu’da market işletmektedir. )
Keklikçiler
Ailenin atalarının kekliğe ilgi duyup, evlerinde beslemelerinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden Mehmet Keklikçi, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Kelemenler
Ailenin lâkabı “Kölemenler” den gelmektedir. Ailenin ataları Mısır
Memlükleri döneminde Mısır’da savaşçı olarak bulunmuş daha sonra Anadolu’ya göçerek
Uluborlu’ya yerleşmişler. Bu bilgi tarih kitaplarında da geçmektedir. Bu durumu
Uluborlulu Tarihçi Dr. Abdullah BAKIR, tarihî kaynaklarda bulmuş, tespit etmiştir.
(Aileden Hasan Demirdamar, Uluborlu Selahattin Karasoy Meslek Yüksek Okulu’nda hizmetli
olarak görev yapmaktadır.)
Keleşler
Ailenin atalarının saçlarının hep seyrek olmasından dolayı aile
bu lâkabı almıştır. (Aileden şu anda Uluborlu’da yaşayan kimse yoktur, aileden Aydın
Keleş, İzmir’de yaşamaktadır.)
Kesekliler
Kesekli tâbiri tarlaların sürüldüğü zaman (toprağının uzun süre
sürülmemesinden dolayı) toprağın büyük kaya parçası gibi çıkmasına denir. Ailenin
atalarının tarlalarının genellikle kesekli olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır.
(Aileden Ahmet Çaylak, Uluborlu’da esnaftır.)
Kınıklar
Ailenin atalarının Oğuz Türkleri’nin Kınık Boyu’ndan gelmesinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen lakaplarını soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden Tevfik Kınık, emeklidir, Uluborlu’da dondurmacılık yapmaktadır.)
Kızılimamlar
Ailenin atalarını imam olması ve kızıl bir tene sahip olmasından
dolayı aileye bu lâkap verilmiştir. (Aileden Erdem Usta, kırtasiyecilik yapmaktadır.)
Kirazlılar
Ailenin atalarının ilk kez Uluborlu’nun Şalgamlık bölgesine kiraz
fidanları dikmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Şu an Uluborlu kiraz bahçeleriyle
doludur, yaklaşık yüzyıl önce hiç kiraz ağacı yokken İlk kiraz ağacının dikilmesi
halka farklı gelmiş ve aile bu lakabı almıştır. Aile hâlen lâkaplarını soyadı olarak
kullanmaktadır.(Aileden Mehmet Kirazlı, Uluborlu Belediye’sinde çalışmaktadır.)
Kirişler
Ailenin atalarının Türklerin Kiriş Boyu’ndan olmalarından dolayı
aile bu lâkabı almıştır. Kiriş Boyu Anadolu’ya gelince üç kola ayrılmış ve bir kolu
Karadeniz’e, bir kolu Orta Anadolu’ya bir kolu da Akdeniz’e Alanya civarına yerleşmiş.
Aileler lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Sabri Kirişoğlu,
emekli tümgeneraldir.)
Kokular
Ailenin atalarının gül yetiştirip onlardan gülsuyu çıkartarak
bu yolla geçimlerini sağlamalarından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile hâlen
bu lâkabı soyadı olarak kullanmaktadır. (Aileden Ömer Koku, Isparta Öğretmenevi’nin
müdürüdür.)
Konyalılar
Ailenin atalarının yaptıkları ticaretten dolayı Konya’dan göçüp
Uluborlu’ya gelip yerleşmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Konyalı
Şevket Amca vefat etmiştir, Şu an aileden kimse yoktur.)
Koreliler
Ailenin büyüklerinin Kore savaşı gazisi olmasından dolayı aile
bu lakabı almıştır. (Aileden Hulki Gülce, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır ve
aynı zamanda Kore gazisidir.)
Korkutlar
Ailenin atalarının sert yapılı insanlar olmasından ve insanlara
korku vermesinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lakaplarını hâlen soyadı
olarak kullanmaktadır. (Aileden Yakup Korkut, ziraatle uğraşmaktadır.)
Köleyüzler ya da Köleler
Bu lakabın aslı Kölemendir. Ailenin kökü Kuman Kıpçak Türklerine
dayanır. Ailenin ataları Memluk ve Kölemen adıyla Selçuklu ve Osmanlı Devletlerinde
orduda üst düzey görev yapmışlardır. (Aileden Mustafa Hakçıl, daha önce soyadlarının
köle olduğunu bu soyadlarını değiştirdiklerini söyledi.)
Kömürlük
Ailenin atalarının meşeden kömür imal etmelerinden dolayı aileye
bu lâkap verilmiştir. Aile şu an Uluborlu’da Zincirli Mevkii’nde oturmaktadır.
Kösallar
Ailenin atasının köse olması ve adının Ali olmasından dolayı aile
bu lâkabı almıştır. (Aileden Bülent Ecevit Tandoğan, Isparta Sosyal Sigortalar Kurumu’nda
memurdur.)
Köseler
Ailenin atalarının sakalının seyrek olmasından dolayı aile bu
lâkabı almıştır. (Aileden Mehmet Ali Ceyhun, Uluborlu’da emeklidir.)
Köşkerler
Ailenin dipdidelerinin ayakkabı tamircisi olmasından dolayı aile
bu lâkabı almıştır. Şu an bu aile Aksoy soyadını kullanmaktadır. Ailenin bir kısmı
Isparta’nın Gönen İlçesi’ne göçmüşlerdir. (Aileden Orhan Aksoy, Uluborlu’da emeklidir.
Gönen İlçesi’nden de Hilmi Kum, Gönen Anadolu Öğretmen Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni’dir.)
Kusuralılar
Ailenin atalarının Afyon İli’nin Sandıklı İlçesi’nin Kusura Köyü’nden
göç etmelerinden dolayı aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Hilmi Türker, Uluborlu’da
ziraatle uğraşmaktadır.)
Külahçılar
Ailenin atalarının yünden yapılan bir tür şapka olan külahı üretmelerinden
dolayı aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır.
(Aileden Yaşar Külahçı, Uluborlu’da önceden taksicilik yapıyordu.)
Kürükler
Ailenin atalarının ağaçtan kürek üretmesinden dolayı aile bu lâkabı
almıştır. (Aileden Mehmet Yörük, emekli imamdır.)
Kürükler
Ailenin dipdidelerinin anatomik olarak kulaklarının küçük olmasından
dolayı, aile bu lâkabı almıştır. Aile lâkaplarını hâlen soyadı olarak kullanmaktadır
(Aileden Mustafa Kürük, emekli imamdır.)
Lakalılar
Bu lakâbın aslı “Lakabı Aliler”dir. Ailenin atalarının adının
Ali olması, lakabının da Alı olmasından dolayı bu lâkabı almışlardır. (Aileden Ahmet
Özçelik, emekli müezzindir)
Lazlar
Ailenin atalarının Karadeniz Bölgesi’nden gelmelerinden dolayı
aile bu lâkabı almıştır. (Aileden Laz Osman Amca, Devlet Demir Yolları’ndan emeklidir.)
Loplar
Ailenin atalarının kısa boylu ve tombul olmalarından dolayı aile
bu lâkabı almıştır. (Aileden Hidayet Kayhan, şofördür.)
Maççıklar
Ailenin atalarından biri Uluborlu’da verilen bir yemek esnasında
ağzını şapırdatmıştır, aynı sofrada yemek yiyen yaşlı bir amca da ona “maççık muççuk
edip durma” demiştir. Bu olay üzerine ailenin lâkabı “Maççıklar” olarak kalmıştır.
(Aileden Bıçakçı Ahmet Çaylak, Uluborlu’da ziraatle uğraşmaktadır.)
Mahmıtlar
Ailenin dipdidelerinin adının Mahmut olması ve ailede Mahmut adının
çok olmasından dolayı aile bu lâkabı almıştır. Ailenin Mahmıtlar adında mezarlıkları
vardır.(Aileden Kayhan Özbilgin, Devlet Demir Yolları’ndan emeklidir.)
Mancarcılar
Ailen


