Köyümüzün ilk nüfus kütüğü II. Abdulhamit Han’ın fermanı ile 1882 yılında hazırlanmıştır.
(Alfabetik sıraya göre)
Akan (Ağanoğlu)Kamil ve Fatime oğlu Osman; Bekir ve Pamuk oğlu Temel; Yusuf ve Hatice oğlu Yusuf.
Albayrak (Alicepoğlu)Mustafa ve Fatime oğlu İsmail ve Salih kardeşler; Ali ve Emine oğlu Osman.
Atmaca (Alioğlu/Tümerdem) Ahmet ve Gülsüm oğlu Mehmet; Temel ve Cevahir oğlu Talip.
Bahadır (Hamzaoğlu)Ali ve Zehra oğlu İbrahim ve Temel kardeşler, Ali ve Fatime oğlu Ali (Şakir).
Bostanoğlu (Kasapoğlu)Ali ve Fatime oğlu Eyyüp.
Çelik (Kutaloğlu)İsmail ve Naile oğlu Mehmet; Temel ve Kadın oğlu Emir.
Durmuş, Şahinkaya, Şahin (Dervişoğlu)İsmail ve Hatice oğlu Emin ve Derviş kardeşler; Salih ve Rukiye oğlu Ali; Mehmet ve Gülsüm oğlu Halim; Osman ve Havva oğlu Derviş; Hüseyin ve Fatime oğlu Ahmet ve Musa kardeşler.
Doğan (Tufanoğlu)Mustafa ve Ayşe oğlu Osman, Salih, Mehmet kardeşler; Ömer ve Gülfem oğlu Ahmet.
Gedikli (İmamlılar, Gedioğlu)Şakir ve Rukiye oğlu Alican, Emin ve İsmail kardeşler; Mehmet ve Saliha oğlu Salih, Osman ve Hüseyin kardeşler. Nesi Mahallesindeki Gedikli (Gedioğlu); Temel ve Emine oğlu Osman, İbrahim, Emin, Salih kardeşler.
Kalaycıoğluİsmail ve Ayşe oğlu Hasan.
Köseoğlu (Köse)Hüseyin ve Fatime oğlu Hasan ve Ali kardeşler; Mustafa ve Fatime oğlu İdris.
Özkurt (Kurtoğlu)Ali ve Esma oğlu Haci Hüseyin ve İsmail kardeşler; Ali ve Rukiye oğlu Bekir ve Hoşoğlan kardeşler; Ahmet ve Hatice oğlu Mehmet.
Şahin (Azaklı oğlu)İsmail ve Mevlüde oğlu Osman.
(Marufoğlu)Süleyman ve Fatime oğlu İlyas ve Süleyman kardeşler.
Tosunoğluİsmail ve Fatime oğlu Hüseyin.
(Haci İsmail oğlu)Veli ve Asiye oğlu Mehmet ile Hüseyin kardeşler; Hasan ve Rukiye oğlu Süleyman; Temel ve Emine oğlu Osman.
Yanıkoğlu (Yanık)Mehmet ve Saliha oğlu Ahmet; Ali ve Hatice oğlu Osman; Salih ve Fatime oğlu Eyyüp; Şakir ve Fatime oğlu Salih.
YirmibeşoğluOsman ve Emine oğlu Hasan.
Köyümüzde oturmakta olan akrabaların köyümüze yerleşenlerinin ilki Azaklıoğlu ve sonuncusu Koçoğludur. İlk Türk akraba olan Devecioğlu ise topluca Samsun´a göçmüştür.
Bu bilgilerden yararlanarak, soyağacı bilgi araştırması yapmak daha da kolaylaşacaktır.
ACISU'DAKİ AKRABA ADLARI
Genellikle akrabaya adı; Atalarının özellikleri yansıtır. Bu adlar takam adı dediğimiz lâkaplardır. Soyadı yasası çıkarıldığında bu takma adlar yada mahkeme kararıyla sonradan değiştirilen soyadlar alınmıştır. Akrabaların hepsi Türk soyudur.
(Alfabetik sıraya göre)
Ağanoğulları (Akan) Akan, sıvıların hareketi, yerinde duramayan, yer değiştiren anlamındaki soyadını alan Ağanoğulları. Ağan Türkçe sözünden gelir. Ağan, ağıran (Beyazlamış saçı ve sakalı) anlamında olduğu gibi sessiz ve çabuk hareket eden anlamını’da taşır.
Alioğulları (Atmaca) Dede adından gelir. Atmaca ise: Ali, büyük, ulu, çabuk, atik anlamındadır. Avcı şahin cinsinden bir kuşun da adıdır.
Azakoğulları (Şahin) Karadeniz’in kuzeyinde, Kırım yarım adasının doğusundaki Azakdenizi kıyılarından gelip önce Nesi’ye, oradan Düz mahalleye yerleşen akrabalardır. Azak denizi, hamsi balığının ilkbaharda yumurtalarını bırakıp ürediği. Hamsi nin sonra da Karadenize açıldığı iç denizdir. Şahin “Farsçada sert ve keski bakışlı anlamındadır. Türkçesi ise Doğan’dır. Alıcı, avcı bir kuştur.
Dervişoğulları (Durmuş, Şahin Kaya, Işıksal) Derviş Farça bir sözcüktür. Tarikatlara giren, yaşayışını ona göre düzenleyen kimselere denirdi. Ayrıca; alçak gönüllü, hoş görülü anlamını taşır. Durmuş soyadı: olgunlaşmış anlamında Türkçedir. Şahinkaya soyadı: sert, sağlam, dayanıklı anlamındaki „kaya“ Türkçe sözcüğü ile „doğan“ın karşılığı olan „şahin“Farsça sözcüğünün birleşmesinden oluşur. Sert, keskin kaya anlamındadır.
Gedikoğulları (Gedikli) Soyadı Gedikli olarak Nesi mahallesindeki Gedikoğulları adı Türklerin göçebelik, yaylacılık günlerinden kalmadır. “Gedmek“ sözcüğünden gelen Gedi koyunların yünlerinin bir tutam olduğu zaman kırkılarak çadırlarda sırt yastığı yapılmasında bu işi yapan ustalar denirdi. Ayrıca çadırların orta direklerini süsleme ustalığı da aynı adla gedici, gedi ustası diye adlandırıldı. Gedikli, eski, daima anlamındadır.
Hamzaoğulları (Bahadır) Arapçada genç, güçlü anlamına gelen Hazma erkek adı olarak kullanılır. Bizde daha çok peygamberin amcası olan “Hamza’ya” saygıdan erkek adı olarak takılır. Bahadır ise Farsça bir sözcüktür. Türkçesi “Batır” dır. Savaşlarda, çarpışmalarda, gücü ve yılmazlığı ile üstünlük kazanan yiğit kimselere denir.
Hıdıroğulları (Albayrak) Albayraklar soyadını alan bu akrabalar, Hızır sözünün Fars (İran) dilinde Hıdır olarak geçen yardıma koşan, darda, sıkıntıda kalana yardım eden ve erkek adı olarak kullanılan bir sözcüktür. Albayrak ise kırmızı alem sözünün Türkçesidir.
İmamoğulları (Gedikli) Nesi’deki “Gedikli’lerle” akraba bağı olmayan bu “Gedikli’ler” ayrı bir akrabadır. İmam sözcüğünün yol gösteren, önder olan, toplu namaz kıldıran, din bilgini anlamları vardır. Bu akrabaların dedelerinde imam olan kişiden akdarı gelir...
Kalaycıoğulları Kalaycılık mesleğinden gelen bir akraba adıdır. Bakır kapları kalay madeni ile kaplama işi olan kalaycılık mesleğini; eski Türklerde imamlar komşularına yardım amacıyla yapar, para almazlardı.
Kasapoğulları (Bostan) Dedelerinden “Kasaplık” mesleğinden gelen bir takma addır. Bostan Farsçadan gelir. Kavun, karpuz, sebze tarlası veya bahçesi anlamındadır. Türkler’de daha çok bostan ürünleri yetiştirenlere denilirdi. Bazı yörelerde bostan sözü erkek adı olarak kullanılır. Türk-Osmanlı devlet düzeninde saray koruması veya şehir güvenliği sağlayan görevlilere de bostancı denirdi.
Koçoğulları Yiğit, gürbüz anlamındadır. Koyunların erkeğine de koç denir.
Kutaloğulları (Çelik) Türklerin Göçebe, yaylacı olarak yaşadıkları dönemlerde, ağaç işlerinde ustaydılar. Ağaçtan'' bardak denilen su maşrabası, '' Kertel denilen daha büyük su ve süt kapakları, külek, su küleği yaparlardı. Ağaç köklerinin içini oyarak çok su alabilecek sabit kaplar, yalaklar yaparlardı. Bu işleri kotarmayı kolaylaştıran araçları yapan usta anlamında Kortal denirdi. Bu ustalar, ağaçlardan balta ve odun çivi kullanarak kalın ve düzgün tahtalar çıkarmaktada çok becerikliydiler. Çelik soyadı, Sert demir, sağlam, sözünden dönmez, dostluğuna, sır saklamasına, güvenilir anlamındadır.daha fazla bilgi için
Köseoğulları (Köse) Seyrek veya sakalı çıkmayan erkeklere takılan bu adın çobanlıkta da bir anlamı vardır. Koyun ve keçi sürülerinin önlerine geçerek onlara yol açan, yol gösteren kimselere kösemen; kısaca Köse denir.
Kurtoğulları (Özkurt) Soyadı olarak Özkurt alan Kurtoğullarının adları Türkçe’de atak, atik, iştahli anlamlarına gelir. Bu özellikleri taşıyan av hayvanına Türkler “Kurt” demiştir. Özkurt ise soyunda ataklık, atiklik, iştahlık taşıyan anlamındadır.
Marufoğulları (Tanınmış) Maruf arapça bir sözcüktür. Adı duyulmuş, anılmış, herkese bilinen anlamındadır. Erkek adı olarak kullanılmıştır. Dedelerinden birinin adıdır. Tanınmış soyadı da maruf sözcüğünden Türkçe karşılığıdır.
Tonyalıoğulları (Tosun) Tonya’dan geldikleri için bu adla anılırlar. Tosun sözcüğü tıknazca, gelişmiş, gürbüz anlamında ve Türkçedir. Erkek adı olarak kullanılmaktadır. Sığırların genç erkeklerine de tosun denir.
Tufanoğulları (Doğan) Doğan soyadını alan Tufanoğulları Tufan ad dedelerinden adlarını alırlar. Doğan kuşu avcı bir kuştur. Çakırdoğan, Akdoğan, Aladoğan ve Bozdoğan gibi türleri vardır. Farsçası Şahin’dir. Tufan ise Arapça bir sözcüktür. Çok büyük yağmur, dünyayı su altında bırakan yağmur anlamındadır. “Nuh Tufanı” olayını anımsamak için erkek adı olarak kullanılır. Nuh, ibrani dilinde yağmur demektir.
Üçüncüoğulları (Üçüncü) Türk-Osmanlı ordusunun Fatih ile Trabzon’a gelen, Trabzon’un alınışı ve sonraki yönetiminde “paşa” olan ve üç kardeşten oluşan dedelerden gelirler. Çok sonra hacı olan İsmail Dedeye Bazıları “Hacıİsmailoğlu” soyu demişlersede aslı üçüncüoğulları’dır.
Yanıkoğulları (Yanık) Köyde kısaltarak “Yanoğlu” söyleyişine sokulan yanık sözü ateşle, güneşle yanmış anlamında olduğu gibi; acımak, duygulamak, sevgi ve merhamet göstermek anlamlarında kullanılır. “Yüreği yanmak” deyimi bu anlamı taşır.
YirmibeşoğullarıTürk-Osmanlı ordusunda çevik kuvvetler vardı. Bunlara „akıncılar“ denirdi. Düşmanı yıldırmak, korku vermek, dağıtmak için asıl ordudan önce saldırıya geçerlerdi. Bu akıncı birlikleri Yirmibeşer kişilik takımlar olarak savaşırlardı. Bunlara „Yirmibeşler“ denirdi.Mert insanlardı.
Hazırlayan:Zeki Üçüncü
Acısu AKDERgi Sayı 2 (Aralık 2002)


